Esastan ret
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ... ve ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 17.01.2013 tarihli karma sözleşme yapıldığını, Kayseri İli .... Mahallesi ..6 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 11 no'lu villanın satış sözleşmesini imzaladıklarını, arsa sahibine ferağını vermesi yönünde noter aracılığıyla ihtarname çekildiğini, ferağın davalı ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesi üzerine Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden 2014/348 D.İş sayılı dosyası üzerinden ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını, taleplerinin mahkemece değerlendirilerek 16/09/2014 tarih 2014/349 D. İş sayılı kararı ile ihtiyati tedbir verildiğini, tedbirin 17.09.2014 tarih 26238 yevmiye numaralı işlem ile gayrimenkulün üçüncü şahıslara devredilmemesi yönündeki şerhin tapu kaydına işlendiğini ileri sürerek tapu kaydına işlenen ipotek, haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir şerhlerinin bütün takyidatları ile birlikte iptali ve tapu sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davalı ... A.Ş.'nin davacı ... adına tescilli taşınmaz üzerinde herhangi bir ihtiyati tedbir kararı var iken konulmuş ipoteğinin bulunmadığını, dava konusu yapılan ipoteğin ihtiyati tedbir kararı terkin edildikten sonra tesis edildiğini, müvekkili banka lehine tesis edilen ipoteğin MK'nın 1023. maddesi kapsamında tapu kütüğüne güvenin korunması ilkesi kapsamında güvence altında olduğu, bankanın taraflar arasındaki iç ilişkiyi bilen ya da bilmsi gereken bir kişi olmayıp tamamen iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olması nedeniyle bu iyi niyetinin kanun himayesinde mazhar nitelikte bulunduğu ve kazandığı tüm ayni hakların korunmasının gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turz. ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. davaya karşı cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı ... ve davalı ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında 17.01.2013 tarihli Villa Satış Vaadi Sözleşmesi yapıldığı, davacının Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/348 Değişik iş sayılı 16.09.2014 tarihli kararı ile satışı vaad edilen ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 2 no'lu parselde kain 11 no'lu taşınmaza ilişkin üçüncü kişilere tasarrufu önleyici ihtiyati tedbir alındığı, tedbir kararının tamamlayıcı merasimi olarak Kayseri 3. Tüketici Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açıldığı ve Tüketici Mahkemesi kararıyla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verdiği, söz konusu karara istinaden tapu kaydındaki tedbir şerhinin kaldırıldığı, 13.10.2014 tarih ve 28901 yevmiye no ile ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi üzerine kayıtlı Kayseri .... İlçesi ... Mahallesi ... ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 11 no'lu bağımsız bölüm üzerinde Türk Ekonomi Bankası A.Ş.'ye doğmuş ve doğacak borçları için 1.360.000,00 TL birinci dereceden ipotek tesis edildiği, davacının işbu davada ipotek ve hacze ilişkin tüm takdiyatların kaldırılmasını talep ettiğinin belirlendiği, davacının taşınmaza bırakılan tedbir ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş ise de davalı bankanın kredi işlemine ilişkin ipotek tesis etmiş olduğundan ve muvazaa olgusununda ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince Tüketici Mahkemesine ait dosyayla ihtiyati tedbire ait dosyanın getirtilmeden eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davalı şirketin 03.10.2014 tarihinde hem villa üzerindeki tedbiri kaldırıp, hemde aynı tarihte şirket unvanını değiştirip aynı tarihte yine davalı bankadan kredi kullanarak taşınmazın ipotek gösterilmesinin ve davalı banka müdürünün de bu durumu bilmediğini iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Ticaret mahkemesinin verdiği tedbirin kaldırıldığına veya devam ettiğine dair bir karar verilmeyen tüketici mahkemesi zaptının hem hakimin hatası hem de tapu müdürlüğünün hatasıyla tapu sicilde ki kayıtlı bulunan tedbirin yolsuz ve yasaya aykırı bir şekilde kaldırıldığını, davalı şirketin dava konusu villanın davacıya verilmesi gerekirken çeşitli oyun ve muvazaa ile kendisi şirketin tek ortaklı ve imzaya yetkili kişisi olması sebebiyle aldığı satış yetkisi sonucu kardeşi...'ya devrederek ve kendi şirketi olan ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne muvazaa ile satış gösterilerek daha önce konulmuş bulunan tedbirin haksız ve hukuka aykırı şekilde terkin ettirip tedbir konulduğunu, söz konusu taşınmazın çok düşük değer gösterilerek satış yapılmasına rağmen aynı gün 1.320.000,00 TL'den ipotek ettirilmesinin muvazaanın tam bir örneği olduğunu, davalı bankanın yeni ipotek tesis edilmesi sırasında çekişmeli taşınmazın sicil kaydında yapacağı basit bir araştırma ile gerçek malike ait kayıtlara ulaşabileceğini, bankanın iyi niyetli olmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre de bankanın teminat altına alacağı taşınmazın fiili veya hukuki araştırma yükümlüğü altında olduğunu, bu yükümlülüğün bankanın asli görevleri arasında olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.01.2013 tarihli Adi yazılı Villa Satış Vaadi Sözleşmesinin incelenmesinde, alıcının ..., satıcının ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile ...Adi Ortaklığı arasındaki yapılan Kayseri Talasbağları mevkii Boğaziçi villaları inşaatında 2 nci sıradaki tapusu arsa sahiplerinden olan yüklenici firmaya inşaat yapımı karşılığı verilen 11 no'lu villanın satıcı tarafından ...'na satışının yapıldığı,Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/348 D.İş Esas 2014/348 D.İş Karar sayılı ilamının incelenmesinde ise davacının 17.01.2013 tarihli sözleşme gereğince üzerine ipotek konulmaması ve üçüncü kişilere devrinin yapılmaması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiği ve mahkemece 16.09.2014 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, ipoteğe yönelik tedbir isteminin ise kayıtlar geldikten sonra değerlendirilmesi yönünde hüküm kurulduğu, Kayseri 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2017/105 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise davacının 18.09.2014 tarihinde yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkin açtığı davada istenen ihtiyati tedbirin 23.09.2014 tarihinde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, itiraz üzerine ilk derece mahkemesince 21.01.2015 tarihinde davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile dava konusu 11 no'lu villa üzerine üçüncü kişilere devir ve satışının önlenmesi için tedbir konulduğu ve dosyanın 03.01.2019 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın davalı şirket adına 05.09.2014 tarihinde satış ve birleşme ile oluştuğu, 13.10.2014 tarihinde malik tüzel kişinin unvan değişikliği ile ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi adını aldığı, ayrıca bu taşınmaz üzerine konulan tedbirin 13.10.2014 tarih ve 28792 yevmiye no ile terkin edildiği, unvan değişikliği yapılan tapu kaydında Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ve kaldırılan tedbir şerhinin görülmediği, davalı banka tarafından alacağın tahsili için 19.07.2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı,taşınmazın ipotek verildiği tarih itibariyle tapusunun davalı şirket adına olduğu, tapu kaydı üzerinde herhangi bir şerh bulunmadığı gibi, davalı bankaca yapılan istihbarat raporlarında da taşınmaz üzerinde herhangi bir tedbir veya davalıdır şerhi bulunmadığından davalı bankanın bu kazanımının iyi niyetli olduğu, davacı yanca davalı bankanın iyi niyetli olmadığı ve davalılar arasında muvazaa ilişkisi bulunduğu hususu somut bilgi belgelerle ispatlanamadığından açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kayseri ili, ..... İlçesi, .... Mahallesi, .... ada, 2 parselde yapılan 14 adet villanın arsa sahipleri bulunan ...,...,...,...,...,.ile ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, yapılacak 14 adet villadan 7 adedinin yüklenici ... ve ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne bırakıldığı, davaya konu 11 no'lu villanın da bu kapsamda yüklenici olan davalılarda kaldığı, davalıların da 17.01.2013 tarihli Adi yazılı Villa Satış Vaadi Sözleşmesi ile söz konusu taşınmazı davacı ... 'na sattıkları, taşınmazın halen malikinin davalı ... Yapı Tekstil İnşaat Taahhüt Turizm ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, taşınmaz üzerine Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde 16.09.2014 tarihinde tedbir kararı verildiği, tedbir kararının tapu kaydına şerh düşüldüğü, 13.10.2014 tarihinde davalı şirketin unvan değişikliği yaptığı, unvan değişikliği yapılan tapu kaydında Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ve kaldırılan tedbir şerhinin görülmediği, Kayseri 3. Tüketici Mahkemesince 22.01.2015 tarihinde verilen ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğu, davalı şirketçe 13.10.2014 tarihinde taşınmazın 1.360.000,00 TL bedelle 1.dereceden Türkiye Ekonomi Bankası lehine davalı şirketin kullanacağı kredilerin teminatı olarak ipotek tesis edildiği, Kayseri 3. Tüketici Mahkemesi'nin 2017/105 Esas sayılı dosyasıyla davacının açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasının kabulü ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş olup bu karar kesinleştiği, Yargıtay'ın emsal çtihatlarında da belirtildiği üzere, üzere davalı bankaca taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından lehine 1.dereceden ipotek tesisi işlemi sırasında taşınmazın kayıtları ayrıntılı bir şekilde incelenerek dava konusu taşınmazın davalı olup olmadığı, üzerinde tedbir bulunup bulunmadığı hususu evveliyatları ile birlikte araştırılması gerekirken bir özen kurumu olan bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranarak dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan tedbirin kaldırıldığı günün ertesi günü tedbir konulmasına ilişkin davanın mülkiyete yönelik dava olduğunun öğrenme ve tespit imkanı dahilinde iken taşınmaz üzerine kendi lehine ipotek koydurmak suretiyle davalı şirkete kredi kullandırılması işleminde iyi niyetli sayılamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, 17.01.2013 tarihli Adi yazılı Villa Satış Vaadi Sözleşmesi ile dava konusu taşınmazın villanın tapusunun arsa maliki tarafından Satış Vaadi Sözleşmesinin edim ve yükümlüsü olan davalı şirkete verildiği halde davalı şirketçe tarafına tapusunun verilmesi gerekirken 13.10.2014 tarihinde taşınmazın davalı banka lehine davalı şirketin kullanacağı kredilerin teminatı olarak ipotek verilip verilmeyeceği, davalı bankanın ipotek işleminin tapu kayıtları kapsamında iyi niyetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
genel kredi sözleşmesinin teminatı olan ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.