İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Mağdurenin beyanının alındığı duruşmada yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekile mağdure adına CMK'nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de aynı Kanunun 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdure vekilinin de mahkemece verilen hükmü temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurenin davaya katılmasına ve Av. ...’ın katılan mağdure vekili olarak kabul edilmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.07.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.