Esastan ret

Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, karşı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;

Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada hüküm altına alınan ve davalı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar 17.100,25 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin asıl davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.

Karşı davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ederek takibin durduğunu, ilamsız takibe dayanak olarak 05.07.2021 tarihli cari hesap ekstresinin gösterildiğini, davalı tarafın hiçbir şekilde ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı karşı davacı vekili karşı dava ve cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin cari hesaplarında takip alacaklısının 408.470,60 TL borçlu gözüktüğünü, müvekkili şirketin takip alacaklısından 408.470,60 TL alacağının olduğunu, bu alacağın 231.000,00 TL'sinin davacı karşı davalı tarafından gönderilmemiş mallara ilişkin muhtelif çekler ile yapılan ödemeler ve 176.800,00 TL'sinin mal alımı için davacı şirkete tevdi edilen çekler olduğunu, davacı karşı davalının müvekkili şirketten 118.165,95 TL alacağının bulunmadığını, müvekkili şirketin ifası yerine getirilmeyen mallardan dolayı 231.670,60 TL alacağının bulunduğunu belirterek davacının davasının reddi ile, müvekkili şirkete cari hesaplarında borçlu gözüktüğü 231.670,60 TL'nin davacı karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asıl dava, cari hesap ekstresine dayalı ilamsız takibe yapılan itirazın iptali davası olup, karşı dava fazla ödeme iddiasına dayalıdır. Asıl dava dosyasında ispat yükü davacı tarafta olup, karşı dava bakımından fazla ödeme iddiasında ise ispat yükü karşı davacıya ait olduğu, ... Müh. Şirketinin, ... Makina şirketine 948.894,50 TL toplam miktarlı çek verdiği, 30.000,00 TL teminat mektubunun da ... Makina şirketi tarafından nakde çevrilmesi sebebiyle toplam 978.894,50 TL ödeme aldığı, ... şirketinin toplamda 630.695,25 TL mal sattığı, bu miktar düşüldüğünde ... Makina şirketine 348.199,25 TL fazla ödeme olduğu ancak 308.300,00 TL miktarlı çekin karşılıksız çıktığı ve bu nedenle bu miktar mahsup edildiğinde bakiye fazla ödemenin 39.899,25 TL olduğu kabul edilmiştir. TEB ... Şubesine ait 35.000,00 TL miktarlı, Halkbank Erciş Şubesine ait 17.000,00 TL miktarlı, Halkbank .... Şubesine ait 5.000,00 TL miktarlı çekler toplamı olan 57.000,00 TL'lik çekler nedeniyle ödeme yapılıp yapılamadığının tespit edilemediği, bu konuda ödeme yapıldığının ispatının ... Mühendislik şirketine ait olduğu ancak bunun ispatlanamadığı gözetildiğinde 57.000,00 TL-39.899,25 TL=17.100,25 TL bakımından davacı/karşı davalı .... Makinanın alacaklı olduğu, karşı dava bakımından ise fazla ödeme iddiasının ispatlanamadığı, alacağın birden fazla rapora rağmen ancak tespit edilebildiği, bu nedenle likit olarak kabul edilemeyeceği, yine reddedilen miktar bakımından ise davacının kötü niyetli olduğunun ispatlanamaması sebebiyle tazminat talepleri yerinde görülmediği, gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davalı karşı davacının sunduğu çeklerin araştırılmasının yapıldığını, davalının 948.894,50 TL tutarında çek verdiğinin kabul edildiğini, 308.300,00 TL değerindeki çekin yapılan araştırmalar ile karşılıksız olduğunun tespit edildiğini, 57.000,00 TL değerindeki çekin ise bankalara yazılan cevaplar neticesinde banka kaydına ulaşılamadığı, hiçbir kaydı bulunmayan çeklerin ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun ispatlanamadığından davacı müvekkilince ödenmediğinin kabul edildiğini, müvekkilinin sonuç hesaplamada 17.100,25 TL alacaklı kabul edildiğini, ancak dosyada araştırması yapılan çeklere bakıldığında müvekkilinin dava dilekçesinde belirttikleri şekilde alacaklı olduğunun görüleceğini, dosya kapsamında bilirkişinin hesapladığı çek toplamının 948.894,50 TL olduğunu, 27.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda 5.3 gereğince davacının kayıtlarında mevcut olmayan ödenmeyen iade çeklerinin araştırılması, davalının ise davacı kayıtlarında mevcut olmayan ödeme çeklerini sunması ve araştırılması gerektiğinin belirtildiğini, toplamda 128.075,00 TL tutarlı çeklerin belirtilmediğini, 308.075,00 TL değerindeki çeklerin ödeme bilgisi dosyada yer almamasına rağmen ödenmiş gibi hesaplandığını, mahkemece bu çeklerin araştırılıp hazırlanan raporda tüm çeklerin tek tek yazılmış olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın davalarının tam kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

2.Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kararının dosya kapsamına ve dosya kapsamında bulunan mevcut delillere aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından davacı karşı davalıya müvekkili şirketçe 5 adet çek verildiğinden bahsedildiğini, müvekkili şirket tarafından 17.05.2010 tarihli tahsilat makbuzu ile 10.09.2010 tarihli 21.500.00 TL meblağlı, 10.06.2010 tarihli tahsilat makbuzu ile 20.09.2010 tarihli 35.000.00 TL meblağlı, 11.08.2010 tarihli tahsilat makbuzu ile 10.10.2010 tarihli 35.000.00 TL meblağlı, 20.10.2010 keşide tarihli ... Garanti Bankası Ofis Şubesine ait çeklerin davacı şirkete teslim edildiğini, keşidecisi ... Şirketi ve 35.000.00 TL meblağlı 15.07.2010 keşide tarihli, Deniz Bank .... şubesine ait çekin tespitine yer verilmiş ise de böyle bir çekin davacı şirkete verilmediğini, şirkete ait tahsilat makbuzlarında böyle bir çekin bulunmadığını, keşidecisi ...olan 17.000.00 TL tutarlı Halk Bankası .... Şubesine ait çekin ödendiğini, 30.09.2010 keşide tarihli 0502499 seri nolu 17.000.00 TL meblağlı çekin ....nın keşide ettiği çek olup bu çekinde ödendiğini, 20/03/2010 keşide tarihli Halk Bankası Şubesine ait 5.000,00 TL tutarlı, keşidecisi ... olan çekin dosyaya rapor sunan ...'na ait 11.06.2013 tarihli raporda belirlendiği gibi iptal edilen çekler kapsamında değerlendirilip müvekkili şirket alacağına dahil edilmediğini, davacı karşı davalı şirkete verilen çeklerin toplam tutarının dosyaya sunulan ek rapor veren bilirkişiler tarafından 948.894,50 TL olarak belirlendiğini, 161.075 TL iptal edilen çeklerin ve 253.300,00 TL karşlıksız çıkan çeklerin düşülmesi sonucu 92.537,00 TL fazla ödeme yaptıklarının anlaşıldığını, itiraz dilekçesi ekinde sunmuş oldukları belgelerin nazara alınması sureti ile bilirkişilerden ek rapor aldırılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karara dayanak olarak alınan 05.03.2020 tarihli bilirkişi ek raporunun karar vermeye elverişli, denetime açık ve oluşa uygun olduğu, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı-karşı davalı vekilinin ve davalı-karşı davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı- karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, cari hesap ekstresine dayalı ilamsız takibe yapılan itirazın iptali talebine, karşı dava ise fazla ödeme iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden karşı dava yönünden-karşı davada davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.