Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar Dairemizin 11.06.2012 gün ve 2012/5488-2012/8676 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalılar tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Davacı 09.06.2011 tarihli dava dilekçesinde davalı ...'nin, müvekkili ile imzalanan 17.06.2003 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğunu, Müvekkilinin işlettiği Bodrum ...'ya ait tesislerde satılacak akaryakıt ve makina yağlarının satışının davalı şirket tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, diğer davalı şirketinde kiralananda faaliyet gösteren davalının bayisi olduğunu, 2010 yılı haziran ve temmuz aylarında benzin ve mazotun birbirine karıştılmasından ötürü bir çok tekne ve motorda büyük hasaların meydan geldiğini, ayıplı hizmet nedeniyle Marinaya teknelerini bağlayan insanların ve müvekilinin mağdur olduğunu, davalının ayıplı hizmetinin ulusal basında ve yerel basında yer aldığını, bu nedenle müvekkilinin itibar kaybına uğradığını, müvekkilinin ülkemize büyük çapta turizm yatırımı yaptığını, şirketin faaliyetlerinin sekteye uğramasından endişe ettiğini, ayıplı hizmet nedeniyle, davalının halen Marina'da olduğunu duyan kişilerin artık Marinaya teknelerini bağlamadığını, oluşan kötü imajın giderek katlandığını, müvekkilinin olaydan sonra 27.08.2010 tarihindeki ihtarnamesi ile davalıdan zarar gören teknelerin zararını karşılaması ve işletmenin yeninden benzin servisi yapar hale getirilmesini ihtar ettiğini ve sözleşmenin feshine ilişkin hakkını saklı tuttuğunu, davalı tarafından ihtara verilen cevapta ayıplı hizmeti kabul ettiklerini, meydana gelen zararı karşılayacaklarını ve istasyondaki iyileştirme çalışmalarının devam ettiğinin bildirildiğini, Davalı şirketin basiretli tacir gibi davranmadığını ve gerekli teknik yeterliliklere sahip olmadığını, olay nedeniyle müvekkili şirketin kötü imajının davalı firmanın marinadan ayrılması ile telafi edilebileceğini, bu nedenle sözleşmenin feshine ilişkin haklarını ... 8. Noterliğinin 20.05.2011 tarihli 13107 Yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kullandıkları, davalının ... 17. Noterliğinin26.05.2011 tarih ve 13107 yevmiye no'lu ihtarnameye cevabında söz konusu ayıplı hizmetin her akaryakıt istasyonunda yaşanabileceğini, müüvekkil şirketin itibarını zedeleyecek bir durum olmadığını belirterek kiralananı tahliye etmediğini, davalının ayıplı hizmetinin kira sözleşmesine aykırılık oluşturduğunu belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. ./.
Davalılar cevap dilekçesinde, davacının iddia ettiği olayın 2010 yılı haziran ayında meydana geldiğini, teknik bir arıza nedeniyle benzin ürününe karışan motorinden dolayı, akaryakıt alan teknelerin zarar gördüğünü, teknik aksaklığın fark edilmesi ve müşteri şikeyetlerinin ulaşması üzerine, tekne sahiplerinin zararlarının her iki davalı tarafından karşılandığını, hasarları karşılanan tekne sahiplerinin davalılara olan güvenlerinin arttığını ve davalıların ibra edildiğini, bu nedenle davacının itibarının zedelenmesinin söz konusu olmadığını, olaydan sonra Marina'nın doluluk oranının aksine arttığını, davacı firmanın ortaklarının 04.05.2011 tarihinde el değiştirmesi üzerine olayın üzerinden 10 ay geçtikten sonra davayı açtıklarını, davanın afaki olduğunu, reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, akaryakıt istasyonunda yakıtların karışması nedeniyle bir kısım kişilerin tekneleri hasar gördüğü sabit ise de, bu durumun petrol istasyonundaki teknik bir hatadan kaynaklandığını ve giderilmesinin mümkün olduğunu, hatta davalı ... tarafından 60.000 USD lik masrafla hatanın giderildiğinin beyan edildiğini, ayrıca zarar gören tekne sahiplerinin ibranamelerinin de dosyaya ibraz edildiğini, davalıya 27.08.2010 tarihinde gönderilen fesih ihbarında da süre verilmeden derhal akde aykırılığın giderilmesinin talep edildiğini, petrol istasyonundaki hatanın anında giderilmesinin mümkün olmadığını, belirli bir zamana ihtiyaç olduğunu, ayrıca ihtarnamede akde aykırılığın giderilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin belirtilmediğinden ihtarnamenin de usule uygun olmadığını, davacının akaryakıtın birbirine karışması şeklindeki durumunda devam etmediğini, davacı yargılama sırasında akde aykırılığın açıktan fena kullanmak niteliğinde olduğunda süreli ihtara gerek olmadığını iddia etmişse de, Yargıtay içtihatlarına göre belirli sürede giderilmesi mümkün olan olguların açıktan fena kullanma sayılmayacağını, bu nedenle ihtarnamenin usulüne uygun olmadığını gerekçesinde belirterek davanın reddine karar vermiştir. Davacının temyizi üzerine dairemizce davalının eylemi açıktan fena kullanma olduğundan bahisle yerel mahkemenin kararının bozulmasına karar verilmiş ise de, davalılar tarafından yapılan karar düzeltme istemi netecesinde bu defa ki incelemede, dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, olayın meydana geliş şekline, takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına, olayın, oluş şekli itibariyle açıktan fena kullanma olarak nitelendirilemeyeceğinin anlaşılmasına göre yerel mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı, usul ve kanuna uygun olduğundan, davalıların karar düzeltme isteğinin kabulüyle bozma kararının kaldırılarak kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Davalıarın karar düzeltme talebinin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile atıfta bulunulan mahkeme kararına yönelik, Dairemizin 11/06/2012 günlü ve 2012/5488-8676 E. ve K. sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün ONANMASINA ve istek halinde peşin alınan karar düzeltme harcının düzeltme isteyen davalılara iadesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Dava, akde aykırılık nedeniyle tahliye davasıdır. Mahkemece akde aykırılığın giderilmesi için süreli ihtar gönderilmediği, belirli bir sürede giderilmesi mümkün olan olguların açıktan fena kullanım sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dairemizce, akaryakıtın birbirine karışarak satışının yapılması, açıktan fena kullanımı oluşturacağından, davanın kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi doğru görülmediği nedeniyle, yerel mahkeme hükmünün bozulması üzerine davalılar tarafından yasal süresinde karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Bunun üzerine, davalıların karar düzeltme isteği yerinde görülmek suretiyle, Dairemizin bozma ilamının kaldırılarak, hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne aşağıdaki açıkladığım nedenlerden ötürü katılmıyorum.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 256.maddesi hükmü uyarınca, kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince, akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için, kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayanlar tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda, akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 316.maddesi hükmü uyarınca da, kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.
Olayımıza gelince; Kira sözleşmesi ile, davacının işletmekte olduğu Bodrum ...'ya ait tesislerde, davalı ....'nin akaryakıt ve makine yağı satışını üstlendiği, 2010 Haziran ve Temmuz aylarında benzin ve mazotun birbirine karışarak satımı nedeni ile, birçok tekne ve motorda hasarların oluştuğu, durumun ulusal ve yerel basına intikal ettiği, bundan davacının itibar kaybına uğradığı anlaşılmıştır. Akaryakıt istasyonunda yakıtların karışması nedeniyle bir kısım müşterilere ait teknelerin hasar gördüğü mahkemenin de kabulündedir.
Ancak, bu durumun teknik bir hatadan kaynaklandığı, giderilmesinin mümkün olduğu, davalı kiracı tarafından 60.000 USD'lik masrafla hatanın giderildiği, zarar gören tekne sahiplerince kiracının ibra edildiği, davalıya gönderilen ihtarnamede süre verilmediği petrol istasyonundaki hatanın anında giderilmesinin mümkün olmadığı, belirli bir sürede giderilmesi mümkün olan olguların açıktan fena kullanma sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. .../....
Oysa, Dairemizin bozma ilamında açıklandığı üzere, akaryakıt satışında benzin ve mazotun birbirine karışarak, bu hali ile yapılan satış nedeni ile tekne ve botların arızalanmasına neden olunmak suretiyle, kiralananın kira süresi boyunca tam bir ihtimam içinde kullanma ilkesi ihlal edilmiştir. Akaryakıtın birbirine karışarak satışının yapılması açıktan fena kullanımı oluşturur. Bunun teknik hatadan kaynaklanması sonuca etkili değildir. Zira olayın basit bir teknik hatadan kaynaklanmadığı, mahkemenin de kabul ettiği gibi 60.000 USD'lik masraf yapılarak hatanın giderildiği ve olaydan zarar gören tekne sahiplerinin zararları karşılanmak suretiyle telafi cihetine gidildiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, gerçekleşen bu eylem sonucu kira sözleşmesi çekilmez hale geldiğinden, kiraya verenden kira sözleşmesinin devamının beklenmesi mümkün değildir. Açıktan fena kullanım nedeniyle kiracıya akde aykırılığın giderilmesi için süreli bir ihtar gönderilmesine gerek bulunmamaktadır. Esasen somut olayın özelliğine göre buna maddeten imkan da bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, Dairemizin bozma ilamında yazılı gerekçelere göre, somut olayımızda 1086 sayılı HUMK.nun 441. maddesinde yazılı karar düzeltme nedenlerinin hiçbirinin bulunmadığı kanaatinde olduğumdan, yerinde olmayan karar düzeltme talebinin reddi gerekirken, kabulüne dair sayın çoğunluğun değerli görüşüne katılamıyorum. 05.12.2012