Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile gecikme tazminatının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 10.05.2017 tarihli ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesi ile davalı yükleniciden ... ... projesindeki B1 Blok, 84 no.lu bağımsız bölümü satın aldığını, 1.414.000,00 TL'lik satış bedelinin 900.000,00 TL'sinin ödendiğini, kalan tutarı ise taahhüt edilen tarihte teslim ve tapu devri yapılmadığından ödemediklerini ileri sürerek, ... ... projesindeki B1 blok, 84 no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, gecikme nedeniyle kararlaştırılan aylık cezai şart tutarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; satış bedelinin tamamının ödenmemesi nedeniyle teslim ve tapu devrinin talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bakiye 514.000,00 TL satış bedelinin depo edilmesi suretiyle davaya konu dairenin davacı adına tescil edilebileceği, bağımsız bölümün teslimi gereken tarihinin 30.10.2019 olduğu, on bir aylık gecikme nedeniyle toplam 51.700,00 TL tazminat istenebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili; muaccel olmayan bedel hakkında depo kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, fiilen teslime kadar geçen süre için tazminat hesaplanması gerektiğini, somut olayda çalışılamayan gün hesabı yapılamayacağını, tazminatın eksik hesaplandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın tam kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili; dava tarihindeki şartlar esas alınarak hüküm kurulması gerektiğini, sözleşmede haksız şart niteliğinde madde bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesince tüm delillerin toplandığı, dosya kapsamına ve yasal mevzuata uygun hüküm kurulduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraflar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili; tapuda üçüncü kişi adına kayıtlı olan taşınmaz hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ile istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
Uyuşmazlık, ön ödemeli konut satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile gecikme tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Anayasası 35 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2019 tarih, 2018/116 Esas, 2019/1522 Karar sayılı ilamı.
1-Tapu iptali ve tescil davalarında tapu kayıt malikinin davada taraf olarak bulunması şarttır. Mülkiyet hakkı Anayasal bir hak olup, malikin taraf olmadığı bir yargılama sonucunda mülkiyetin bir diğer kişiye geçirilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olan bir taşınmazla ilgili verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti olamaz.
Somut olayda, dava konusu taşınmazın 3. kişi sıfatıyla ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. adına kayıtlı olduğu, ancak kayıt malikinin davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Kayıt maliki ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş. davaya dahil edilmeksizin yargılama yapılarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece; davacı vekiline kayıt maliki ... Gayrimenkul Geliştirme A.Ş.'ye karşı da dava açılarak iş bu dava ile birleştirilmesinin sağlanması için yeterli süre verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, hükmün bu yönüyle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma nedenine göre, taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2- Bozma nedenine göre, taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.