Esastan ret

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali

davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'in davalı firmanın %15 hissedarı olup, davalı firma yönetim kurulunca, firmanın "2014-2015 ticari yılı hesaplarını kapsayan seçimli olağan genel kurulunun" 23.06.2016 tarihinde yapılmasına karar verildiği ve bu kararın 02.06.2016 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının yönetim kurulu başkanının daveti üzerine genel kurula katıldığını, gündemin 3 üncü maddesinin okunmadan önce, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun (6102 sayılı Kanun) 420 nci maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresinin ve bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesini dilekçesiyle divan başkanlığından talep ettiğini, müvekkilinin talebi divan başkanı tarafından değerlendirmeye alınmadığını ve firmanın finansal tablolarının ve bağlı konuları müzakeresinin yapılarak genel kurulun tamamlandığını, bununla birlikte müvekkilinin genel kurul toplantı tutanağına şerh düşerek kabul etmediğini yazılı olarak kayda geçtiğini, genel kurulda müvekkilinin azınlık hakları yok sayılarak, finansal tabloların ve bağlı konuların müzakeresinin ertelenmesi istemlerinin görmezden gelindiği, müvekkilinin bilgi alma ve inceleme hakkının da yok sayıldığını, hiç bir talebinin karşılığını yerine getirilmediğini ve yasal yükümlülüklerini ihlal ettiğini ileri sürerek kanunun emredici düzenlemelerine aykırı bir şekilde alınan ve açık ve tartışmasız bir biçimde hukuka aykırı 23.06.2016 tarihinde yapılan 2014-2015 yılları olağan genel kurul kararlarının 3,4 ve 5 inci maddelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kurul tutanağının altına el yazısıyla yazılı notta davacının erteleme talebinin anlaşılmadığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından yapılan incelemede toplantı başkanlığına sunulan başka bir dilekçeye rastlanmadığının bildirildiğini, davacının 11.06.2013 tarihinde gerçekleştirilen 2010-2011 ve 2012 olağan genel kurul toplantısına ilgili yılların yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak katıldığını, yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinden ayrıldıktan sonra fabrikada teknik müdür olarak bordrolu şekilde 28.02.2015 tarihine kadar çalıştığını, bu tarihten itibaren mazeretsiz olarak işe devam etmediği için Haziran 2015 tarihinde çıkışının verildiğini, müvekkili şirketle aynı işle iştigal eden ... İnş. San. ve Tic. A.Ş.'de çalışmaya başladığını, bu nedenle kendisine 2014 - 2015 finansal tabloları (Bilanço-Gelir Tablosu) verildiğini ancak müşteri ve satıcı portföyünün kapsayan detay mizanının 6102 sayılı Kanun'un 473 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında " Bilgi verilmesi sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirketin sırlarının açıklanacağı veya koruması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir" hükmü gereğince verilemediğini, kendisinin yönetim kurulu başkan yardımcılığından ayrıldığı 11.06.2013 tarihinde 28.02.2015 tarihine kadar bordrolu fiilen çalışması, eşi ...'in 11.06.2013-23.06.2016 tarihleri arasında (2013-2014-2015 yıllarına kapsayacak şekilde) yönetim kurulu üyeliği yapması nedeniyle, şirkete ait her türlü bilgiye belgeye ulaşamamasının söz konusu olmadığını, genel kurul erteleme talebinin iyi niyetle bağdaşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince sermayenin 1/10'ine sahip ortaklar tarafından finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların ertelenmesi talep edildiğinde genel kurul başkanının başkaca hiçbir işlem yapmaksızın bu konuların görüşmesini bir ay sonraya bırakılması gerektiğini, somut olayda sermayenin 1/10'undan fazla hisseye sahip (900/6000) davacının divan başkanlığına sunduğu 23.06.2016 tarihli dilekçe ile 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince genel kurulun ertelenmesini talep ettiği, talebe rağmen finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmediği, bu bağlamda gündemin 3 üncü maddesinde yer alan yönetim kurulunun faaliyet raporlarının okunması, gündemin 4 üncü maddesi ile karara bağlanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının tasdiki, geçmiş yıl kar paylarının dağıtılmaması, gündemin 5 inci maddesi ile karara bağlanan yönetim kurulunun faaliyetlerinden dolayı ibra edilmesi konularının finansal tabloların müzakeresi maddesiyle doğrudan ilgili olduğu nazara alınarak, gündemin 3,4 ve 5 inci maddelerinin görüşülmesinin 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince kanunen bir ay sonraya bırakılması gerekirken bırakılmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile Arıkazan Makina Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 23.06.2016 tarihli olağan genel kurulunun 3,4 ve 5 inci maddelerinde alınan kararların ayrı ayrı iptaline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, genel kurul tutanağının altına el yazısıyla yazılı notta davacının erteleme talebinin anlaşılamadığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından yapılan incelemede toplantı başkanlığına sunulan başka bir dilekçeye de rastlanmadığının bildirildiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde sunduğu ama taraflarına teslim edilmeyen dilekçe incelendiğinde ise 2014-2015 yılı satışları ile mamul stoklarını mukayesesi yapıldığını, 2014-2015 yılları bilançolarında, diğer çeşitli alacaklarda gözüken alacaklar, nereden ve nasıl kaynaklandığı, borçluların kimler olduğu, hangi ticari ilişkiden doğduğu, faizin tahakkuk ettirilip ettirilmediği, ettirildi ise tahsil edilip edilmediği hususlarının belli olmadığını, 2014-2015 yıllarında başta ... Grup Metal Ticaret Limited Şirketi olmak üzere yassı mamul siyah ve paslanmaz çelik saç alınan firmaların hesap ve miktar hareketlerinin incelenmek üzere bilgi verilmesi gibi hususlarda somut, diğer bazı konularda da soyut sorular yöneltildiğini, bu durumun, davacıya genel kurul öncesinde şirketin finansal tablolarının hatta daha fazlasının mizan vs. teslim edildiğini ve kendisinin bilgilendirildiğini açıkça gösterdiğini, davacının 11.06.2013 tarihinde gerçekleştirilen 2010-2011 ve 2012 olağan genel kurul toplantısına ilgili yılların yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak katıldığını ve şirketin 11.06.2013 tarihine kadar sevk ve idaresinde de bulunduğunu, bu tarihte yapılan genel kurulda ise eşi ...'in 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, davacının ibra etmediğini, 2014-2015 yıllarında ve genel kurulun yapıldığı tarih olan 23.06.2016 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, davacının bilgi istediği ve ibra etmediği 2014-2015 yıllarındaki şirket faaliyetleri ile ilgili olarak her zaman eşi ... vasıtasıyla bilgi edinebildiğini, ayrıca Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne konunun açıklık kazanması için müvekkili şirket tarafından "...tescil ve ilan için getirilen genel kurul tutanağının altındaki el yazısı ile yazılmış hali ile yayımlanamayacağı ancak genel kurul tutanağındaki ...'in el yazısı ile yazarak muhalefet ettiği hususların maddeler içerisine yerleştirilerek bilgisayarda yeniden düzenlenmiş halinin yayımlanabileceği önerildiği için genel kurul tutanağı ...'in el yazısıyla muhalefet ettiği hususlar bilgisayarda yazılarak yeniden düzenlenmiş ve müdürlüğünüze teslim ettirilerek 30.06.2016 tarih ve 9108 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayımlanmıştır. Esasa ilişkin hiçbir değişiklik içermeyen şekle ait bu hususun Müdürlüğünüz uygulamasından kaynaklandığının tevsik edilebilmesi için tarafıma yazılı açıklama yapılması..." hususunda dilekçe verildiğini, Müdürlüğün cevabi yazısında "...herhangi bir hata olmadığı, gazete ilanının doğru olduğu "hususunun belirtildiğini, davacının toplantı tutanağına eklediği ve beyan ettiği hususların tamamının ticaret siciline sunulan tutanakta da yer aldığını, söz konusu cevabi yazının dosya içerisinde olduğunu, davacının 2015 yılı Şubat ayından sonra şirketteki mesaisine mazeretsiz olarak gelmediğini ve Haziran 2015'te çıkışı verildikten sonra; müvekkili şirketle aynı işle iştigal eden ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde çalışmaya başladığını, bu nedenle kendisine 2014-2015 finansal tabloların (Bilanço-Gelir Tablosu) verildiğini, ancak müşteri ve satıcı portföyünü kapsayan detay mizanın 6102 sayılı Kanun'un 473 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince verilmediğini, davacıya verilen finansal tablolarda (bilanço, gelir tablosu) şirketin kar-zararı, banka kredileri, stok durumu çok açıkça görülüp değerlendirilebileceğini, kendisinin yönetim kurulu başkan yardımcılığından ayrıldığı 11.06.2013 tarihinden 28 Şubat 2015 tarihine kadar bordrolu olarak fiilen çalışması, eşi Hacer Betül Laçin'in 11.06.2013 - 23.06.2016 tarihleri arasında (2013,2014,2015 yıllarını kapsayacak şekilde) yönetim kurulu üyeliği yapması nedeniyle, şirkete ait bilgiye ve belgeye ulaşamaması durumunun söz konusu olmayıp taleplerinin iyi niyetle bağdaşmadığını ve reddedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davalı şirkette 1/10'dan fazla hisseye sahip olduğu (900/6000), genel kurulun ertelenmesine ilişkin dilekçesini 23.06.2016 tarihinde divan başkanlığına sunduğu, sunulan bu dilekçede 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi gereğince genel kurulun ertelenmesini talep etmesine rağmen finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmediği ve davaya konu gündemin 3 üncü maddesinde yer alan yönetim kurulunun faaliyet raporlarının okunduğu, gündemin 4 üncü maddesi ile karara bağlanan bilanço ve kar/zarar hesaplarının tasdiki, geçmiş yıl kar paylarının dağıtılmamasının görüşüldüğü ve gündemin 5 inci maddesi ile de yönetim kurulunun ibra edildiği, dava konusu her üç maddenin de 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesinde sayılan finansal tabloların müzakeresi maddesi ile doğrudan ilgili olduğundan toplantı başkanınca gündemin 3,4 ve 5 inci maddelerinin görüşülmesinin kanunen 1 ay sonrasına bırakılması gerekirken bırakılmayarak söz konusu kararlar alındığından açılan davanın kabulüne yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, şirket genel kurul kararının iptali talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 420 nci maddesi.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.