Sanık ... müdafii 26.02.2021 tarihli dilekçesi ile katılanlar vekilinin müvekkili aleyhine temyiz isteminin reddi ile müvekkili hakkında verilen beraat kararının onanmasını talep etmiştir.
Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu,
260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2020 tarihli ve 2019/41 Esas, 2020/72 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.12.2020 tarihli ve 2020/1325 Esas, 2020/1597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında ceza verilmesi gerektiğine, sanık ... hakkında üst sınırdan ceza verilmesi ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ... hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Maktul ...'ın, olay tanığı ve aynı zamanda arkadaşı olan ... ile birlikte buluşarak olay tarihinde içkili bir lokantaya eğlenmek amacıyla gittiği ve burada içki içtikleri ve eğlenmeye devam ettikleri sırada aynı mekanda bulunan olay tanıkları ..., ..., ..., ... ile birlikte sanıklar ... ve ...'ın da yan masada hep birlikte içki içerek eğlendikleri ve sonrasında iki grubun bir araya gelerek sohbet etmeye başladıkları ve maktul ... ile tanık ...'nin söz konusu mekandan hesabı ödeyerek ayrıldıkları ve sonrasında yürüyerek gittikleri sırada, sanık ...'un adı geçen şahısların arkasından, maktul ...'ın kafasına vurduğu, bu sırada diğer sanık ...'ın da, sanık ...'un arkasından geldiğinin anlaşıldığı, yaşanan olay sonrası maktul ...'ın yere düşerek öldüğü anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, sanık ...'ın savunmasının aksine, maktule yönelik doğrudan bir eyleminin olduğuna veya diğer sanıkla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek
maktulün ölümüne sebep olduğuna ilişkin dosya kapsamında şüpheden uzak somut bir delilin bulunmadığı, sanık ... hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılanlar vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Sanık ... hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan kurulan hüküm yönünden gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.12.2020 tarihli ve 2020/1325 Esas, 2020/1597 Karar sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.