SAYISI: 2022/İHK-19524
SAYISI: K-2022/12637
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine, davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sorumluluk Sigortası (ZMMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 24.02.2017 tarihinde karıştığı çift taraflı kazadan dolayı sürücü olan müvekkilinin yaralandığını ve % 5 oranında maluliyetinin oluştuğunu, sigorta tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamaktan uzak olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere bakiye 5.100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel arttırım dilekçesi ile talebini 94.949,60 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, kazada davacının en az %50 oranında kusurlu olduğunu, başvuruya eklenen maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacı kaza esnasında koruyucu ekipman kullanmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması ve vekalet ücretine 1/5 oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya eklenen maluliyet raporunun olay tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğu, kusur raporu ve tazminata ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalı tarafından yapılan kısmi ödemenin yeterli olmadığı gerekçesi ile başvurunun kısmen kabulü ile bakiye 94.949,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken 03.11.2021 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin gelirinin hatalı hesaplandığını, gelirin asgari ücretin üzerinde olduğunu, buna yönelik yapılan hesaplamayı kabul etmediklerini belirtmiştir.
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kazaya bağlı tüm kusurun sigortalı sürücüye yüklenmesinin hatalı olduğunu, olayda müvekkili tarafa atfedilebilecek bir kusur olmadığını, yeniden kusur raporu alınması gerektiğini, maluliyet raporunun muayene edilmeden düzenlendiğini ve kabul etmediklerini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, yapılan ödeme ile tüm zararın karşılandığını, bakiye sorumluluklarının bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenen miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruya eklenen maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği, usulüne uygun maluliyet raporu ile sigortaya başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun maluliyet raporu ile başvuru yapıldığını, ayrıca maluliyet raporunun sigortaya başvuru yapılırken sunulması zorunlu belgelerden olmadığını, son maluliyet raporunda müvekkilinin muayene edilmediğini, ayrıca maluliyet raporu hatalı kabul edilse de bu hususun tamamlanabilir dava şartı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün bakiye sürekli iş göremezlik tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir.
Somut olayda, başvuruya eklenen Çerkezköy Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 27.11.2018 tarihli maluliyet raporunun hangi yönetmelik hükümlerine uygun düzenlendiğine dair bir bilgi içermediği, İtiraz Hakem Heyeti tarafından alınan adli tıp uzmanlarından alınan heyet raporunda ise cildiye uzmanının bulunmadığı, davacının muayenesinin yapılmadığı ayrıca Çerkezköy Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ile çelişkili olduğundan hükme esas alınamayacağı anlaşılmaktadır.
TBK'nın 51 inci maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir.
Dosya kapsamına göre, sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de, TBK'nın 51 inci maddesi gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti ve maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden, olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun, içerisinde cildiye uzmanı doktorun bulunduğu heyetten bizzat muayenesi yapılmak suretiyle rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.