Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2014/370 Esas, 2019/627 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
2.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2020/1120 Esas, 2021/1519 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak yapılan duruşmalı inceleme neticesinde; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin bir, iki ve üçüncü fıkraları, 63 üncü maddesi, 58 inci maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba, hak yoksunluğuna ve cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri; öldürme kastının bulunmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, eksik incelemeye, sanığın suç tarihinde cezai ehliyetinin bulunmadığına, alınan adli tıp raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığına, haksız tahrike, fazla ceza tayinine ilişkindir.
B. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Vekilinin Temyiz Sebebi; eksik ceza tayinine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ...'ın, mağdur ...'nin eski eşi olduğu, suç tarihi olan 24.08.2014 günü sanığın, mağdurun evine giderek aralarında çıkan tartışmada sanığın mağdura hakaret ettiği ve "öl yoksa hapisten çıkınca seni öldüreceğim" diyerek mutfak tezgahının üzerinde bulunan bıçağı vücudunun çeşitli yerlerine saplayarak adli rapor bulgularına göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
2.Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, adli tıp raporları, olay yeri görgü tespit tutanağı, Adli Tıp Kurumu Birinci Üst Kurulu ve 4. İhtisas Dairesi mütalaaları, güncel nüfus ve adli sicil kayıtları dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık ...'ın olay tarihinde eski eşi olan mağdur ...'nin ikametine giderek yaşadıkları münakaşa sırasında mutfaktan aldığı bıçakla saldırıp sol meme üzeri, ksifoid ve göbek altı, sağ dirsek ve sol dirseğinden aldığı bıçak darbeleriyle karaciğer ve kolon mezosunda harabiyete, ulnar sinir hasarı sonucu hayati tehlike geçirmesine ve organ işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaraladığı, sanığın eylemine vücut veren kasten öldürmeye teşebbüs suçundan tesis edilen cezanın tespitinde; 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre ceza miktarının tayininde isabetsizlik olması, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yönlerinden, davanın yeniden görülmesine karar verilmekle yapılan duruşmalı incelemede; sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak 13 yıl hapis cezası tayin olunduğu, kendisini vekille temsil ettiren Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine vekalet ücreti takdir
edildiği ve sanığın sabıkasında mevcut ilam nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin mevcut olmadığı haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından; sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 12.07.2021 tarihli ve 2020/1120 Esas, 2021/1519 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.