Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. ve 286/2-(b) maddeleri gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/378 Esas, 2019/49 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanması suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında mağdura karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-(d), 29/1, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2019/605 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında mağdura karşı nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82/1-(e), 35/2, 29/1,31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi özetle; suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı ile hareket etmediğine, eyleminde meşru savunma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik indiriminin en üst hadden yapılması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan mağdur ile suça sürüklenen çocuğun olaydan önce arkadaş oldukları ancak bazı sorunlar nedeniyle aralarının açıldığı, olay gününden bir gün önce mağdur ile suça sürüklenen çocuk arasında, mağdurun kız arkadaşı ile birlikte kullandığı sosyal medya hesabı üzerinden tehdit ve hakaret içeren mesajlaşma yaşandığı, tarafların buluşmak üzere anlaştıkları, olay günü mağdurun yanında arkadaşları tanıklar ..., ... ve ...'in bulunduğu, suça sürüklenen çocuğun üzerine bıçak alarak olay yerine geldiği, taraflar arasında çıkan tartışma sonucu suça sürüklenen çocuğun mağduru, göğüs kemiği alt uç bölgesinden bir kez, batın sol ve orta kadrandan birer kez olmak üzere üç kez bıçakladığı, mağduru arkadaşlarının, suça sürüklenen çocuğu ise çevredekilerin uzaklaştırdığı, Malatya Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 09.09.2020 tarihli rapora göre mağdurda karaciğer yırtığına ve 12. kostada parçalı kırığa neden olan yaralanmalarının üçünün de yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta(2) derecede etkilediği olayda;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suça sürüklenen çocuğun öldürmeye elverişli bıçakla mağdurun hayati bölgelerini hedef alarak üç kez bıçağı sapladığı, mağdurun yaşamının tehlikeye girdiği ve vücudunda kemik kırığı meydana geldiği olayda, suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada yer alan ve taraflarca içeriği kabul edilen mesajlardan tarafların kavga etmek üzere olay yerine gittikleri ve kavga sırasında suça sürüklenen çocuğun basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı gözetildiğinde suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı savunmasının orantısız olduğu, somut
olayda meşru savunma koşullarının oluşmadığı, mağdurdan suça sürüklenen çocuğa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması ve hükmolunan netice ceza miktarının 7 yıl 6 ay hapis cezası olması karşısında cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1. maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesinin ve aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereği ertelenmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının aleyhe istinaf bulunmaması nedeniyle oluşan kazanılmış hak nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca “1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine” karar verilmesi gerekirken “1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 25.01.2021 tarihli ve 2019/605 Esas, 2021/59 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği hüküm fıkrasının kazanılmış hak uygulanmasına ilişkin (6) numaralı paragrafındaki "...ile cezalandırılmasına" ibaresinin çıkartılıp yerine "...üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.