SAYISI: İHK-2022/14024

SAYISI: K-2022/12407

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.100,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporuna itiraz ederek davanın reddini istemiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetince sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığı, sigorta şirketine başvuru şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

B.İtiraz sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde, maluliyet raporunun usulüne uygun olduğunu, davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapıldığını belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının itirazının kabulüne Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne 410.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının bedensel zarar tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114.,115 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,87,88,89,90 ve 97 maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 01.08.2020 tarihinde meydana gelmiştir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen raporda post travmatik stres bozukluk arazı nedeni ile davacının malul kaldığı belirtilmiş, rapor karara esas alınarak karar verilmiştir. Rapor bu haliyle yetersiz olup eksik inceleme ile karar verilemez.
Raporda; özellikle kazadan sonra oluştuğu belirtilen post travmatik stres bozukluğu olarak nitelendirilen rahatsızlığın ömür boyu sürüp sürmeyeceği ve ömür boyu aynı oranda sürüp sürmeyeceği, sürekli değilse ne kadar devam edeceği hususlarına yer verilmemiştir.
Hakem heyetince yeni alınacak raporda davacı bizzat muayene edilmek ve psikiyatrik tedavisine ilişkin tüm belgeler getirtilmek suretiyle içerisinde psikiyatri uzmanı bulunan yetkili sağlık kurulundan yukarıda belirtilen hususları da içeren gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp (ıslah dilekçesinin de dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.