SAYISI: 2022/İHK-17197
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araç sürücülerinin kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazlarının reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeni ile tedavi gideri talebine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralanıp malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığı, davadan evvel tazminatın esası ve hesabı bakımından yeterli belgelerle sigorta şirketine müracat edilmediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunduğu ancak başvuru ekinde sunulan raporunun mevzuata uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi hükmü gereğince zarar görenin sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. Başvuru sırasında sunulan ve yargılama sırasında alınan rapor karar vermeye uygun değilse de TBK'nın 51 inci maddesi gereğince hakem heyetince usulüne uygun rapor alınabileceği gibi davacıya bu yönde de süre verilebilecektir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/23 üncü maddesinde kanunda hüküm bulunmayan hallerde HMK hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı HMK'nın 431 inci maddesinde hakem heyetinin bilirkişi seçimine karar verebileceği düzenlenmiş olduğuna göre İtiraz Hakem Heyetince, davacının tüm tedavi evraklarının dosyaya temini ile davacının bizzat muayene edilerek davacıda oluşan yara izlerinin giderilmesi için gereken masrafların belirlenmesi için rapor alınarak hasıl olacak sonuca karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.