İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2019/218 Esas ve 2020/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53,54,63. maddeleri gereğince 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2021/1172 Esas, 2021/2140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; meşru savunma koşullarının bulunduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
Olay tarihinde sanık ...'in çatıya çıkarak güvercinlerini uçurduğu sırada iş yerinin bitişiğinde bulunan temyiz dışı ... evini gözetlediği iddiasıyla aralarında tartışma çıktığı, tartışmaya temyiz dışı ...'in arkadaşları ve yakınları olan mağdur ... ve temyiz dışı ...'ın da katıldığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, ilk kimin başlattığı tespit edilemeyen kavgada, temyiz dışı Hüseyin ve mağdur ...'ın sanık ...'e vurdukları, sanık ...'in de eline aldığı bıçağı mağdur ...'a salladığı ve ... adli tıp raporunda da belirtildiği üzere sol flank bölgede, sol klavikula altında, sol humerus medialda meydana gelen kesici delici alet yaralanmaları nedeniyle basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve hayati tehlike geçirecek nitelikte yaralandığı, sanık ...'in de yaşamını tehlikeye sokmadan basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı, anlaşılmıştır.
1. Öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken 9 ile 15 yıl arasında hapis cezası gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesiyle yapılan uygulama sırasında zarar ve tehlikenin ağırlığına göre alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza yerine asgari düzeye yakın şekilde 10 yıl hapis cezası belirlenerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunma koşullarının bulunmadığı, anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2021/1172 Esas, 2021/2140 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.