SAYISI: 2022/İHK-23907

SAYISI: K-2022/4343

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın davacıların murisi olan yayaya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında destek yayanın vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ...için 2.550,00 TL, davacı ... için 2.550,00 TL olmak üzere toplam 5.100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini davacı ......için 171.308,84 TL ve ... için 14.186,32 TL olarak yükseltmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizle yapılması gerektiğini, desteğin müterafik kusuru olduğunu, davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile davacı ......için 171.308,84 TL ve ... için 14.186,32 TL'nin 20.04.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, başvuranların destekten yoksun kalan olup olmadıklarının öncelikle tespiti gerektiğini, müteveffa bakımından işbu kazanın iş kazası olduğunu, aylık bağlanıp bağlanmadığının tespiti gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 faiz oranının esas alınması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; kaza tespit tutanağında yayanın %100 kusurlu olduğunun, dosyada alınan kusur raporunda ise sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında, yayanın %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı vekilince kusura yapılan itiraz neticesinde soruşturma/ceza dosyasının sunulması için verilen kesin süre içerisinde evrakların sunulmadığını, bu haliye kusur incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca evrakların temini için hemen işlemlere başlanılmışsa da verilen kesin süre içerisinde talep edilen evrakların temin edilemediğini, ekte sunulan mail alıntısında da görüleceği üzere talep edilen evrakların daha sonrasında hakem heyetine sunulduğunu, ancak dikkate alınmadığını, ayrıca müteveffa yaya Nejla ...asli kusurlu sayılması gerekse de sürücülerin her zaman dikkat ve özen sorumluluğunun yanında hızını mahal şartlara uydurmak zorunluluğu bulunduğunu, buna uyulmadığı için yolu bitirmek üzere olan yaya Nejla Arslan'a aracın çarptığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, aksi halde yine İtiraz Hakem Heyetinin kusur raporu alabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yayanın ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Davaya konu kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1 inci maddesinde "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" düzenlemesine yer verilmiş olup; haksız fiil failinin sorumluluğu için kusur, önşart olarak benimsenmiştir. Bu yasal düzenlemenin sonucu olarak da, haksız fiil faili, eyleminin sebep olduğu zarardan, kusuruyla sınırlı olarak sorumlu tutulabilecektir.

HMK'nın 266 ncı madde hükmüne göre ise kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır.

Dosyada kazanın oluşumu açısından somut olay incelendiğinde; kaza neticesinde tutulan kaza tespit tutanağında, müteveffa yayanın davalıya sigortalı aracın önüne aniden çıktığı belirtilerek kazanın oluşumunda tek kusurlunun yaya olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan 03.02.2022 tarihli kusur raporunda ise minibüsten inen müteveffanın karşıdan karşıya geçmekte iken ilk şeridi tamamlayıp, ikinci şerit üzeride iken sol şeritten gelen davalı aracın çarpması şeklinde meydana gelen olayda müteveffa yayanın ilk geçiş hakkının araçlara ait olduğu yerde emniyetli şekilde acele etmeden geçmediği için %75 oranında kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise sol şeritten gelmekte olan aracın ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen hızının fazla olması nedeniyle etkili fren tedbirini uygulamadığı için %25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olup bu suretle hükme esas alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasında çelişki oluşmuştur.

İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin kusura itirazı nedeniyle oluşan çelişkiyi gidermek için 20.05.2022 tarihli ara karar ile; ceza evraklarının sunulması için davacılar vekiline 3 günlük kesin süre verilmesine, aksi halde usulden ret kararı verileceğinin ihtarına karar verilmiş, verilen kesin sürede dosyaya istenen Ceza Mahkemesi/Savcılık evraklarının sunulmadığı, dosyanın mevcut haliyle de sağlıklı kusur incelemesi yaptırılmasının imkan dahilinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Her ne kadar davaya konu uyuşmazlık, tahkim yargılamasında çözülmekte ise de davacılar vekiline, soruşturma/ ceza dosyasını temin edip dosyaya sunması için verilen 3 gün süre de çok kısa bir süre olup, bu sürede davacılar vekilinin belirtilen eksikliği yerine getirememiş olması da hayatın olağan akışına aykırı değildir. Ayrıca davacı tarafça sunulan temyiz dilekçesinde de heyetçe istenilen ceza dosyasının dosyaya kazandırıldığı belirtilmiştir.

Açıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında İtiraz Hakem Heyetince, şayet dosyaya sunulmamış ise davacılar vekiline makul bir süre verilerek davaya konu soruşturma/ceza dosyası getirtilerek ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum ve kuruluşlardan seçilecek bilirkişi heyetinden, kusur raporu ile kaza tespit tutanağı arasındaki çelişkiyi gideren, ayrıntılı, gerekçeli, denetime açık bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.