SUÇLAR: Hakaret, mala zarar verme

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanığın vekâletnameye dayalı müdafii Av. ...'nın gerekçelendirdiği mazereti hakkında herhangi bir karar verilmeksizin, esasa yönelik savunma yapmak için süre talep ettiği halde, sanık müdafiinin mazeret talebi okunmadan ve bu taleple ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2.Sanık müdafiinin 13.03.2019 havale tarihli dilekçesinde sanığın akıl hastası olup olmadığının araştırılması gerektiğine ilişkin talebi ile dilekçesine ekli olan başka bir davaya dair Tokat Dr. Cevdet Ayhan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ait 13.12.2018 tarihli raporda, organik olmayan psikoz tanısı üzerine fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu, ceza sorumluluğunun bulunmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında suç tarihinde cezai sorumluluğunu kısmen veya tamamen ortadan kaldıracak bir akıl hastalığının olup olmadığı ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarında sağlık kurulundan rapor aldırılarak sonucuna göre hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.