Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Giresun Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
3. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2017 tarihli kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 12.12.2017 tarihli kararı ile savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli kararı ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
Sanık müdafin temyiz istemi, delillerin inceleme konusu yapılmadığı, mahkumiyete yeterli delil olmadığı, usul ve yasaya aykırı karar verildiği ve benzeri nedenlere ilişkindir.
1.Dava konusu olay, sanığa ait işyerince çalışan mağdura maaş ve kredi kartı kartı için ilgili bankadan çıkarılan kredi kartının işyerinde sanığa teslim edildiği, mağdurun bilgi ve rızası dışında kredi kartı ile sanığın işlem yaparak menfaat sağladığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur 07.01.2014 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek kredi kartından bilgisi dışında harcama yapıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmıştır.
3. Yapı kredi bankası AŞ 28.03.2017 tarihli yazı cevabında mağdur ... adına tahsis edilen kredi kartı2009 yılına ait ekstreleri yazı ekinde gönderilmiş, hesap bildirim cetveli içeriğinden 29.07.2009 tarihinde nakit çekim işlemi yapıldığı anlaşılmıştır.
4. Adli Tıp Bilişim İhtisas Dairesi Ses ve Görüntü İnceleme Şubesi tarafından düzenlenen 15.01.2021 tarihli raporda, sanık ...’dan mukayese amaçlı alındığı bildirilen ses kaydının mukayeseli ses analizi için uygun ve yeterli olmadığı, yeniden mukayese amaç ses kaydının alınmasının gerekli olduğu bildirilmiştir.
5. Yapı ve kredi bankası AŞ 04.02.2019 tarihli yazı cevabında mağdur ... adına tahsis edilen kredi kartının 29.07.2009 tarihinde 546 461 82 90 nolu GSM numarası üzerinden banka çağrı merkezi kanalı ile şifre belirleme işlemi gerçekleştirildiği bildirilmiş, çağrı merkezi kanalı ile gerçekleştirilen şifre belirleme işlemine ait ses kayıtları CD'yi alınarak yazı ekinde gönderildiği belirtilmiştir.
6. Dosyaya sunulan 16.03.2009 tarihli kredi kartı teslim evrakı suretinden mağdur ... ve diğer şahıslara ait kredi kartlarının sanık Yusuf tarafından imza karşılığı teslim alındığı anlaşılmıştır.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre sanığa ait işyerinde çalışan mağdur adına tahsis edilen kredi kartını işyerinde teslim alan sanığın bahse konu kredi kartını kullanarak menfaat sağladığı, böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, banka yazı cevabına göre bahse konu kredi kartına ilişkin şifre değişikliğinin çağrı merkezi üzerinden 546 *** **90 nolu GSM hattı üzerinden gerçekleştiğinin belirtilmesi ve şifre belirleme işlemine ilişkin ses kayıtlarının CD ortamında gönderilmesi, ATK raporunda sanığa ait mukayese ses kayıtlarının denetime esas analizi için yeterli olmadığının belirtilmesi karşısında, 0546 *** **90 nolu GSM hattı ile olaydan üç ay öncesi ve sonrasında iletişime geçen telefon numaraları belirlenerek, tespit edilen telefon numaralarının sanık ile bağlantısı olup olmadığı değerlendirilerek, sanığın ATK raporunda belirtildiği gibi mukayeseye elverişli ses kaydının alınarak incelenmesi sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırmaya dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule göre, sanık hakkında 08.11.2016 tarihli bozma kararından önce verilen mahkumiyet hükmünde hapis cezası yanında doğrudan hükmolunan adli para cezası 80 TL olduğu, aleyhe temyiz olmadığı da gözetildiğinde CMK 326/son maddesi gereği kazanılmış hak gereği ceza miktarının artırılamayacağı gözetilmeden hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Giresun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.