SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Beraat
Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.06.2021 tarihli kararı ile Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 11.11.2019 tarihli bozma kararına karşı direnme kararı verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 6763 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6763 sayılı Kanun) 36 ncı maddesiyle değişik 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile aynı Kanun’un 38 inci maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a (5320 sayılı Kanun) eklenen geçici 10 uncu maddesi uyarınca yapılan incelemede;
Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Akçakoca Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.07.2013 tarihli kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan beraat kararları verilmiştir.
3. Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.07.2013 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 11.11.2019 tarihli kararı ile hükmün;
"Sanıkların müşterek velayetleri altındaki yaşı küçük çocuklarının bir gün önce evden kaçması üzerine, jandarma görevlilerince bulunduğu yerden alınarak eve getirildikten sonra çok kısa bir zaman aralığında, sanık ... tarafından darp edildiği, ıslatılarak tekrar darp edildiği, akabinde evden yeniden kaçmaması için eşi diğer sanık tarafından yatağa bağlanması şeklinde gerçekleşen eylemde, küçük mağdurun yeniden evden kaçmaması için yatağa bağlanmasında hürriyeti tahdit kastıyla hareket etmedikleri anlaşıldığından, sanıkların eylemlerin bir kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine; Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22.06.2021 tarihli direnme kararı verilerek sanıkların beraatlerine hükmedilmiştir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suç vasfına yönelik olup, sanıkların eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanıklar hakkında beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanıkların müşterek çocukları olan 15 yaşındaki mağdurenin, bir gün önce evden kaçması üzerine Jandarma görevlilerince bulunduğu yerden alınarak eve getirilmesinden sonra, babası olan sanık ... tarafından darp edildiği, annesi olan sanık ... tarafından ıslatılarak tekrar darp edildiği, evden tekrar kaçmaması için sanık ... tarafından yatağa bağlandığı, ihbar üzerine eve gelen görevlilerce mağdurenin kurtarıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Akçakoca Devlet Hastanesince düzenlenen 07.02.2013 tarihli adli muayene raporunda, mağdurenin mevcut yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinde "Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi..." ibaresi yer almakta; yasada eziyet kabul edilen eylemler tanımlanmamaktadır. Madde gerekçesinde ise "Eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller de kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedirler. Bir süreç içinde süreklilik arzeder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi, kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi, eziyetin bu kapsamda işlenen fiillere nazaran daha ağır ceza yaptırımı altına alınmasını gerektirmiştir." denilmektedir. Oluş, tüm dosya kapsamı ve bozma ilamımız birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların, ortak çocukları olan mağdureyi tekrar evden kaçmaması için yatağa bağlamaları şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinde düzenlenen kötü muamele suçunu oluşturduğu ve 11.11.2019 tarihli bozma ilamımızda isabetsizlik bulunmadığından Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin direnme kararı yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarihli direnme kararı yerinde görülmediğinden, Yargıtay (8). Ceza Dairesi'nin 11.11.2019 tarihli bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.