SUÇLAR: Özel belgede sahtecilik, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na aykırılık

HÜKÜMLER: Beraat

Suçtan zarar gören ..., kamu davasından usulüne uygun olarak haberdar edilmemiş ve davaya katılmamış ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükümleri temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve katılma talebinde bulunan suçtan zarar görenin temyiz dilekçesinin kapsamı da gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 238 inci maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/658 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanun'a (5809 sayılı Kanun) aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.

Katılan kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçun 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu oluşturduğu halde beraat hükümleri verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Sanığa ait işyerinden, katılanın bilgisi ve rızası dışında katılanın kimlik bilgilerini kullanılarak sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlenmesi şeklindeki eylemi bir bütün halinde, 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunu oluşturduğu halde, eylem ikiye bölünerek 5809 sayılı Kanun'a aykırılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı beraat hükmü kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu anlaşılmakla;

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5809 sayılı Kanun'a göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.11.2015 tarihli sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adıyaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/658 Esas, 2015/808 Karar sayılı kararlarına yönelik Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanı hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.02.2024 tarihinde karar verildi.