Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız göz altına alınma ve tutuklama tedbirinin uygulanması, soruşturma aşamasında müvekkiline kendi ifade suretinin verilmeyerek adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, tutuklama ve tutuklama kararına itiraz üzerine verilen kararların gerekçesiz olduğu, yetkisiz ve görevsiz koruma tedbirlerine karar verildiği, soruşturma ve uzun süren yargılama süreci nedeniyle kendisinin ve ailesinin manevi zarara uğradığını belirterek 500.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme
neticesinde; hükümdeki manevi tazminat miktarının "25.000 TL" ve vekalet ücretinin "3.000 TL" olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden ise temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, faiz başlangıcına ve vekalet ücretine ilişkindir.
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2012/1 Esas 2015/4 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 18.11.2009-18.06.2010 tarihleri arasında 212 gün göz altında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.11.2016 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün manevi tazminat miktarı ve vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 47.530 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 25.000 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298 inci maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE;
2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.