HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden; sanıkların eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6455 ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ... vekilinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı; sanık ... ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan ... İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunduğundan kanun yollarının açık olduğu, sanıklar hakkında kurulan hükümleri temyize hakkı bulunduğu, ancak suçta kullanılan araçla ilgili olarak iddianamede müsadere talebi bulunmadığı gibi Mahkemece de aracın müsaderesi ile ilgili bir karar verilmemesi karşısında araçla ilgili temyize konu bir hüküm bulunmadığı, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz
isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkındaki beraat hükmünün ve sanık ... hakkındaki hükmün hukuka ve mevzuata aykırı olduğuna ve suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ...'nın temyiz sebepleri; pişman olduğuna, hakkında takdiri indirim uygulanmamasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
Suç tarihinde sanık ...'nın sevk ve idaresindeki, sanık ...'nın yolcusu olduğu otomobilin kontrol noktasına girmemek üzere ters istikamette kaçmasına rağmen durdurulduğu, araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 360 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında; olay tarihinde kaçak sigara almaya gideceğini, akşam vakti olduğundan korktuğu için amca oğlu olan diğer sanığı birlikte gezeceklerini söyleyerek yanına aldığını, yola çıkmadan önce ona kaçak sigara almaya gideceğini söylemediğini, yolda kaçak sigara almaya gittiğini söylediğini, kaçak sigaraları satın alıp araca yüklediğini, üzerine atılı suçu bu şekilde kabul ettiğini, diğer sanığın olayla ilgisi olmadığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında; işten çıktıktan sonra amcasının oğlu olan diğer sanığın kendisine birlikte gezmeyi teklif ettiğini, yoldayken kendisine kaçak sigara alacağını söylediğini, sigaralar araca yüklenirken araçtan inmediğini beyan etmiştir.
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanıkların eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanığın araçta gezmek amacıyla bulunduğunu, yola çıkmadan önce diğer sanığın kendisine kaçak sigara almaktan bahsetmediğini ve sigaralarla ilgisi olmadığını beyan etmesi, şehir içinde gerçekleşen olayla ilgili olarak sanığın araçta gezmek amacıyla bulunduğunun aksine delil elde edilememesi karşısında sanık ...'nın mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığı nazara alınarak sanık hakkında kurulan beraat hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanık ...'nın Ve Katılan ... İdaresinin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 360 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın suçunu ikrar etmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'nın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak,
1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
2. Sanık hakkında doğrudan verilen adlî para cezasının neticeten hesaplandığı fıkrada 300 gün yerine 520 gün adlî para cezasının yazılması isabetli görülmemiştir.
A. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.