İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A.Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2017 tarihli ve 2016/89 Esas, 2017/65 sayılı kararı ile
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2017/576 Esas, 2017/821 sayılı kararı ile
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2021 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Sanık yönünden alınmış bir iletişimin tespiti kararının bulunmadığına,
2.Hukuka aykırı elde edilen delile dayanılarak mahkumiyet kararı verildiğine,
3.Eksik inceleme ile karar verildiğine,
4.Bu savunmalara itibar edilmeyecek olsa dahi sanığın eyleminin örgüte yardıma teşebbüs suçunu oluşturabileceğine ve,
5.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzetilmesine karar verilen husus dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
02.03.2016 olan suç tarihinin Bölge Adliye Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi karar başlıklarında "09.04.2013" olarak gösterilmesi mahallinde giderilmesi olanaklı maddi hata olarak görülmüştür.
Sanığın, dava dışı ... Balıkesir ile birden çok telefon görüşmesi yaparak, PKK silahlı terör örgütüne katılmak amacıyla İstanbul'dan Van'a oradan da Hakkariye'ye gelen ve bu dosyada tanık olarak dinlenilmiş olan ... ve ... E. isimli kişilerin Hakkari iline geldiklerinde adı geçen kişilere ... Balıkesir isimli kişi aracılığıyla kalacak bir yer temin edilmesini sağlamaya çalışması şeklinde sübut bulan eylemini, örgütsel bir organizasyon dahilinde gerçekleştirildiğine dair dosya kapsamında bir delil bulunmadığı nazara alındığında, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 314/3 ve 220/7 maddeleri delaleti ile 314/2 inci maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, olgu ve delillerin hatalı değerlendirilmesi neticesinde suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ve müdafii tarafından ileri sürülen temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 17.07.2017 tarihli ve 2017/576 Esas, 2017/821 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında müsnet suçun niteliği, tutuklulukta geçirdiği süre, mevcut delil durumu, eylemli olarak kaçma hazırlığında yakalanması ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kaldığı gözetilerek, TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Hakkari 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.