Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının uluslararası tır şoförü olarak 23.06.2003 tarihinde davalı şirkette çalışmaya başladığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak 05.10.2012 tarihinde sona erdirildiğini, 8.477,75 TL kıdem ve 1.480,67 TL ihbar tazminatı ödendiğini, müvekkilinin asgari ücret ve sefer primi ile çalıştığını, 17.04.2007 tarihinde emekli olduğunu ancak herhangi bir tazminat almaksızın işe devam ettiğini, sefer başına 500 Euro sefer primi aldığını, aylık ortalama 1,5-2 sefer gerçekleştiğini ileri sürerek, fark kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, sefer primi, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kısmi ya da tam dava olarak devam edilmesi gerektiğini, bayram - genel tatil, ücret alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve sefer prim farkı alacakları ücret kabilinden alacak olduğundan 5 senelik zamanaşımının dolduğunu, davacının hiçbir hak ve alacağı olmadığını, ibra sözleşmelerinde bu durumun sabit olduğunu, 500 Euro’luk ödemenin sefer prim uygulaması olmadığını, harcırah verildiğini, harcırahın ücrete esas alınamayacağını ve kıdem tazminatının da hesaplanmasına esas alınamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçiye ödenen sefer başına prim miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde davacı sefer başına 500 Euro prim aldığını iddia etmiş, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının beyanı ile bağlı kalındığı açıklanarak sefer başına 500 Euro ödendiği kabul edilerek hesaplamaya gidilmiştir.
Sefer prim miktarı konusunda ispat yükü, bunu iddia eden işçiye düşer.
Dosya içeriğine göre, Mahkemece dinlenen davacı ... sefer başına 250-300 Euro arasında değişen prim aldıklarını beyan ederken, diğer davacı ... sefer başına 325 Euro prim aldıklarını beyan etmiştir. Davalı tanıkları ise beyanlarında davacının sefer başına 300-350 Euro civarında prim aldığını açıklamışlardır.
Mahkemece, açıklanan mevcut delil durumuna göre davacının sefer başına 300 Euro prim aldığı kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, sefer başına 500 Euro prim ödendiğinin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan hak ve alacaklar yeniden belirlenecek ücrete göre tekrar hesaplanmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.