Davanın kesin hüküm nedeniyle reddine
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile 14.05.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 ... 6831 ... Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun (1744 ... Kanun) 2 nci madde uygulaması vardır. 23.12.1988 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Tapuda davalılar adına kayıtlı olan eski Duacı köyü 1091 ... 3615 m2 yüzölçümündeki parsel, 5304 ... Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 ... Kanun) 6 ncı maddesi ile değişik 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre, yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işleminde, 27843 ada 149 parsel sayısı, 3514,85 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 ... Kanun'un 11 nci maddesine göre 09.06.2010 ila 08.07.2010 tarihinde ilan edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.
Davacı ... İdaresi, dava konusu 27843 ada 149 parselin bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 ... Orman Kanunu (3116 ... Kanun) hükümlerine göre ilk orman tahdidi yapıldığını ve sonrasında 6831 ... Orman Kanunu 1744 ... Kanun ile değişik 2 nci madde uygulaması yapıldığını ve tüm bu çalışmalarda dava konusu parselin kısmen orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek, dava konusu 27843 ada 149 parselin tespitinin iptali ile kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısmının orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Kadastro Mahkemesince davanın 22/2-a ya yapılan itirazlar yönünden reddine, dava konusu taşınmazın (27843 ada 149 parselin) Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca oluşturulan uygulama tutanağındaki gibi tapuya tesciline, kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı iddiası yönünden mahkemenin görevsizliğine dair verilen karar, davacı vekilinin itirazı üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/6858 Esas, 2014/9170 Karar ... kararı ile onanmış ve kesinleşmiştir. Davacı vekilinin süresinde gönderme talebi ile yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinde devam edilmiş ve daha önce Orman İdaresi tarafından, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından bahisle açılan tapu iptali tescil istemli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/312 Esas, 2007/31 ... kararının eldeki dosya bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 ... Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 13.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.