SUÇLAR: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, özel hayatın gizliliğini ihlal, şantaj, hakaret
Mahkumiyet
Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında hakaret ve şantaj suçlarından dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası uyarınca itiraza tâbi olup mahallinde yapılan itirazın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2016 tarihli ve 2015/36 D.İş sayılı kararı ile değerlendirildiği anlaşıldığından, incelemenin ssç hakkında çocuğun sarkıntılık suretiyle cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildi.
SSÇ müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle,
SSÇ hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. SSÇ hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını işlediği iddiası ile açılan davada yapılan yargılama sonunda eylem sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddenin birinci, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine, 134 üncü maddenin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca incelenmeksizin iade, onama ve bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, SSÇ’nin gündüz vakti kalabalık olan bir parkta nitelikli cinsel saldırıda bulunduğunu iddia ettiğine, ruh sağlığının baskıcı bir ailede büyümesi nedeniyle bozulduğuna, mağdurenin SSÇ ile isteği ile buluştuğuna, alıkoyduğundan hiç bahsetmediğine, dolayısı ile bu suçun oluşmadığına, hakaret suçundan ceza verilecekse her iki tarafa da ceza verilmesine, mağdurenin dosyaya konu fotoları sosyal medyada kendisinin paylaştığına, kendisinin paylaştığı fotoları SSÇ’nin birkaç arkadaşına göndermesinin suç oluşturmayacağına, mağdurenin beyanı dışında delil bulunmadığına, şantaj suçundan da beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurenin SSÇ’ye yazdığı mektuptan mağdurenin zaten psikolojisinin bozuk olduğu ve depresyonda olduğunun anlaşıldığına ilişkindir.
B. Katılanın Temyiz İsteği
SSÇ hakkında verilen cezaların ertelenmesinin ve hagb kararı verilmesinin yasal olmadığına ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
SSÇ'nin esas hakkındaki mütalaada talep edilen maddeler uyarınca cezalandırılması gerektiğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamış ve SSÇ müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, mahkemenin kabulü çerçevesinde eylem sarkıntılık sureti ile çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğundan Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında SSÇ'nin mağdure ile yürüyüş yaptığı parkta bir kaç kez görüştüğü ve mağdurenin yanından kalkacağı sırada vücuduna dokunması şeklinde gerçekleşen eylemde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
SSÇ'nin yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı maddenin ikinci fikrası gereği 5 yıl 4 ay olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
A. Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kuralan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden SSÇ müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde
görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/477 Karar sayılı kararına yönelik SSÇ müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak SSÇ hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.