Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
...7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli ve 2012/409 Esas, 2014/468 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz talebi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Sanıklar ... ve ...'ın ortağı olduğu...Mimarlık Reklam Dek.San. Ve Tic.Ltd.Şti.ne ait 31.07.2008 keşide tarihli,36.500 TL bedelli...seri nolu çekin, ...Ayakkabıcılık Ltd.Şti yetkilisi sanık ... ve...Ayakkabıcılık Ltd Şti yetkilisi sanık ... tarafından cirolandıktan sonra katılana verildiği, ödemeden men talimatı nedeniyle çekin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibi sonucunda çekteki imzanın keşideci ...Mimarlık Reklam Dek.San. Ve Tic.Ltd.Şti yetkilisi ...'a ait olmaması nedeniyle icra takibinin durduğunu,suça konu çekin dolandırıcılık amacıyla tanzim edilerek katılan şirkete verildiği iddia olunmuştur.
2. Sanıklar dolandırıcılık kastı ile hareket etmediklerini beyan etmişler, sanık ... çekteki keşideci imzasının kendisine ait olduğunu beyan etmiştir.
3. Davaya konu çek adli emanetin 2011/30029 sırasına kaydedilmiştir.
4. 29.06.2010 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu çek aslı üstündeki imzanın sanık ...’e ait olmadığı tespit edilmiştir.
5. Keşideci tarafından yapılan imza itirazı üzerine...3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/981 Esas, 2010/1738 Karar sayılı dosyasından imza itirazının kabulüne ve keşideci yönünden icra takibinin durdurulmasına karar verilmiştir.
6....Mimarlık şirketinin yetkilisinin sanık ... olduğuna noterlik imza sirküsü ve ...12. Noterliği 24.05.2007 tarihli vekâletname ile çek düzenleme yetkisi de bulunmak üzere sanık ... tarafından sanık ...’ın vekil olarak tayin edildiği anlaşılmıştır.
7....Mimarlık şirketi adına Finansbank’a hitaben davaya konu çekin rıza dışı elden çıktığına dair 09.04.2008 tarihli yazı dosya arasındadır.
8....Mimarlık Reklam ve Dek. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve cirantalar ...Ayakkabıcılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. ile...Ayakkabıcılık Teks. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine...6. İcra Müdürlüğünün 2009/3782 Esas sayılı dosyası dosya arasındadır.
9. Mahkeme, olayın hukuki mahiyet arz ettiği, dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı kabul ile sanıkların ayrı ayrı beraatlerine karar vermiştir.
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...7.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2014 tarihli ve 2012/409 Esas, 2014/468 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.