Mahkumiyet
1-Suç tarihinde, doktor olan sanık ...’in, kendi kaşesini kullanmaları hususunda diğer doktor olan sanıklar ... ve ...’ı ikna edip, izinsiz ve mazeretsiz nöbetlerine gelmediği gibi 01-02-03-08-09-15-16-19-10/08/2009 tarihlerde, sanıklar ... ve ...‘ın kendi yerine nöbet tutmalarını sağladığı ve bilirkişi raporunda sanıklar ... ve ...‘ın, sanık ...‘in kaşesini kullanarak söz konusu reçeteleri imzaladıklarının tespit edildiği bu şekilde sanıkların birlikte hareket ederek kamu görevlisinin resmi belgede sahteciği suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda, her ne kadar sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciği suçundan mahkümiyetlerine karar verilmiş ise de, hastaların muayene edilmesi sonucu suça konu reçetelerin düzenlendiğinin anlaşılması nedeniyle sahtecilik kastı bulunmayan sanıkların eyleminin, TCK'nin 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık ... müdafii ile sanıklar ... ve ...’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.