Esastan ret

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRK PATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 2017/41498 no’lu “ALPMAN” ibareli markasının 03,12,16,20,21,24,25,27,28,29,30,35,38 ve 41. sınıflarda tescili için yaptıkları başvurunun, davalı şirketin 03,16,29,30,32 ve 35. sınıflarda tescilli 2014/33409 no’lu “ALPMAR” ibareli markasını dayanak göstererek yaptığı itiraz üzerine YİDK'in 28.03.2018 tarih ve 2018-M-2429 sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa markalar bütünsel olarak incelendiklerinde benzer olmadıklarını, ayrıca davalı şirketin markalarının emtia listesinde yer almayan bazı malların müvekkili markasının başvurusundan çıkartıldığını ileri sürerek, YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı TÜRK PATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “ALPMAR” ibareli markasının davacı şirketin tescil talebinden önce var olduğunu, davacı şirketin gerçekleştirdiği başvurunun benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, ayrıca ortalama tüketici kitlesi dikkate alındığında markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin çok açık olduğunu, markalar arasında tek harf farklılığı olması karşısında mevcut benzerliğin ortalama tüketiciyi iltibasa düşürebilecek nitelikte bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının itirazları neticesinde başvurudan çıkartılmasına karar verilen emtiaların tamamının, davalı markası kapsamındaki emtialar ile örtüştüğü, bu emtiaların aynı, aynı tür ya da benzer olarak değerlendirilebilecekleri, taraf markalarının hiçbir figüratif unsur içermedikleri, taraf markaları karşılaştırıldığında her iki markanın da altı harf ve iki heceden meydana geldiği, son harfleri (N-R) dışında birebir aynı harf dizilimine sahip oldukları, dolayısıyla kelime markası olan taraf markaları arasında gerek görsel gerekse de işitsel anlamda oldukça üst düzey bir benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın günlük dilde yaygın bilinen bir anlamının bulunmadığı, davalı markasının da somut bir anlama sahip olmadığı, tüketicilerin her iki marka arasında kavramsal bir karşılaştırmayı olağan şartlarda yapmayacağı, ancak “ALP” kelimesinden türetildiklerini anlayabileceği, kimi durumlarda tek bir harf farklılığı markalar arasında somut anlamsal farklılıklar oluşturmak suretiyle işaretlerin birbirlerinden ayrılmaları için yeterli görülmekte ise de bu harf farklılığının somut bir kavramsal farklılık yaratmadığı hallerde bu yönde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, tüketicilerin markaları benzer mahiyetteki emtialarda görmeleri halinde karıştırabilecekleri, markalar arasında idari ya da iktisadi bir bağlantı olduğu yanılgısına kapılabilecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan benzerlik değerlendirmesinde markaların hecelere ve harflere bölünerek inceleme yapılmasının hatalı olduğunu, markaların bütün olarak bıraktıkları izlenimin belirleyici olduğunu, müvekkilinin markasını oluşturan “ALPMAN” ibaresinin özellikle çocuklar ve ebeveynler tarafından bilinen çizgi film kahramanının adı olduğunu, davalı markası ile karıştırılmayacağını, markalar kapsamında yer alan emtiaların da benzemediğini, müvekkiline ait markadan çıkartılan bazı emtiaların davalıya ait markada yer almadığını, kaldı ki işaretlerin de benzemediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında (28.11.2017 tarih ve 2016/4326 E.- 2017/6662 K., 23.10.2017 tarih ve 2016/3554 E.- 2017/5609 K.) belirtildiği üzere, marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılırken Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına ilişkin Tebliğ hükümleri ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer almasının gerekmediği, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilişkilendirilebilecek olup olmadıklarının değerlendirilmesinde özellikle her iki grup malların da aynı tüketici kitlesine hitap edip etmedikleri, birbirine alternatif olup olmadıkları, aynı dağıtım veya dolaşım yollarına sahip olup olmadıkları, hammadde-mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı, birbirlerini bütünleyici/tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının da bir bütün olarak ve ortalama tüketici kitlesinin özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak belirlenmesinin gerektiği, bilirkişi heyeti tarafından bu içtihat dikkate alınarak yapılan karşılaştırmaya göre dava konusu marka başvurusu kapsamında, davalı şirketin itirazı üzerine çıkartılmasına karar verilen emtiaların tamamının davalı şirkete ait marka kapsamında yer alan emtialar ile birebir örtüştüğü, bu emtiaların aynı, aynı tür veya benzer olarak değerlendirilebileceklerinin tespit edildiği, hükme esas alan bilirkişi raporunda taraf markalarının bütünsel açıdan incelendiği, gerçekten de son harflerine kadar aynı dizilişe sahip olan, şekil unsuru içermeyen ve anlamsal olarak da karşılıklarının bulunmaması nedeniyle birbirlerinden farklılaşmayan taraf markaları arasında 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğu, aynı/benzer mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali olduğu, "ALPMAN" ibaresinin çizgi film adı olduğuna ilişkin iddianın da istinaf aşamasında ileri sürüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava,YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.