İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2020/291 Esas, 2021/251 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuğun mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/1751 Esas, 2021/2038 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk müdafiin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebepleri özetle; suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, fazla ceza tayinine ve eksik inceleme yapıldığına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ...'in olay günü instagram üzerinden canlı yayın yaptığı, suça sürüklenen çocuk ...'in ise mağdurun canlı yayınına bağlanarak mağdura küfür etmeye başladığı, bunun üzerine ilk kimin davet ettiği tespit edilememekle birlikte tarafların Selimiye parkında kavga etmek üzere buluşmaya karar verdikleri, sanık ve mağdurun parka giderken yanlarına arkadaşlarını da aldıkları ve burada buluştukları, tarafların arkadaşlarının teke tek dövüşmelerini ve yanlarındaki bıçakları bırakmalarını teklif etmeleri üzerine suça sürüklenen çocuk ... ve mağdur ...'ın bu teklifi kabul ederek teke tek dövüşmek üzere yanlarındaki bıçakları bıraktıkları ancak suça sürüklenen çocuk ...'in üzerindeki diğer bıçağı bırakmayarak sakladığı ve tarafların parkın alt tarafına doğru baş başa gittikleri, henüz kavga edilecek yere varmadan suça sürüklenen çocuğun kolunda sakladığı bıçağı çıkararak mağdurun öldürücü bölgesine bir kez hedef gözeterek vurduğu, hayati tehlike geçiren mağdurun birden fazla organındaki harabiyetin acil operasyon ile onarıldığı anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.
2. Suça sürüklenen çocuk savunması, tanıkların anlatımları, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesinin adlî raporları, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1.İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdaki yaralanmanın niteliği dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Dosya içeriğine göre; mağdur ...'ın canlı yayını sırasında ve öncesinde mağdur ve suça sürüklenen çocuk arasındaki uyuşmazlıkta ilk küfür edenin kesin olarak belirlenemediği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli 2002/4-238 Esas, 2002/367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanması gerektiği gözetilmeden, haksız tahrik indirimi uygulanmaksızın fazla ceza tayin edildiğinden hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (2) nolu bentte açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz istemleri haksız tahrik yönünden yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/1751 Esas, 2021/2038 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Sivas 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.