İstinaf istemlerinin esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstinaf bozması sonrası, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/243 Esas, 2020/361 Karar sayılı kararı ile, sanığın mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak ilk hüküm yalnızca sanık
müdafiileri tarafından istinaf edildiğinden verilecek ceza 5271 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesi uyarınca önceki hükümden daha ağır olamayacağından, sanığın sonuç olarak 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/1834 Esas, 2021/1684 Karar sayılı kararı ile, sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, fazla ceza tayinine, eksik inceleme yapıldığına ve haksız tahrik indiriminin üst sınırdan uygulanmasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Sanık ... ile mağdur ...'in dükkanlarının karşı karşıya olduğu, olay günü mağdurun yola doğru briketleri koyması nedeniyle aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın bıçak ile mağdurun sol karın boşluğundan iki kez yaraladığı ve yaralanmalarının her birinin yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, eylemine devam ettiği sırada olay yerine gelen ve yanlarında işçi olarak çalışan şahısların sanık ile mağduru ayırdığı, sanık mağdurla aralarında çıkan tartışma sırasında bıçağı mağdura doğru saldığını beyan ederek tevilli ikrarda bulunduğu, suçta kullanılan silahın (bıçağın) niteliği, hedef alınan vücut bölgeleri, yaraların niteliği ve sayısı, sanığın eylemine devam ettiği sırada başka şahısların araya girmesi nedeniyle eylemine son verdiği dikkate alındığında sanığın mağdura yönelik kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle sanığın üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediği sabit olduğu ancak Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2018 tarih, 2016/588 esas, 2018/452 karar sayılı kararı ile sanık ...'nun üzerine atılı mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karar yalnızca sanık müdafileri tarafından istinaf edildiğinden verilecek ceza 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca daha önceki hükümden daha fazla olamayacağı anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.
2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Mersin Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporu, uzmanlık raporu, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut da dikkate alınarak sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmasının ve belirlenen indirim oranının isabetli olduğu ve eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/1834 Esas, 2021/1684 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2024 tarihinde karar verildi.