İNCELEME KONUSU
Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Salihli 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2020/23 Esas, 2021/93 sayılı kararı ile hükümlü hakkında infaz kurumu veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan hükmolunan 1 yıl 3 ay hapis cezasına ilişkin kararın istinaf edilmeden 02/03/2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.06.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarihli ve KYB- 2022/85902 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2022 tarihli ve KYB- 2022/85902 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“.... Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/02/2021 tarihli ve 2020/23 esas, 2021/93 sayılı kararı ile 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek istinaf edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan anılan Mahkemenin 2020/489 esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasının Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/109 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Salihli Ağır Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edildiği ve halen İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesinde "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır" şeklindeki düzenlemeye nazaran, her iki davanın birleştirilerek sanığın hukukî durumunun tayin ve tespiti gerekirken, ayrı ayrı yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında,
2-...infaz kurumuna giriş işlemleri sırasında üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde düzenlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
1.Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın kolluk tarafından ele geçirilerek teslim edilmek üzere cezaevine getirildiği, girişte üzerinde yapılan aramada bir miktar uyuşturucu ele geçirilmesi şeklindeki olayda; hiç kimsenin kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolla delil göstermeye zorlanamayacağına ilişkin Anayasanın 38 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, sanıktan üzerinde uyuşturucu madde bulunduğunu bilse dahi bu durumu anlatarak suçunu ikrar etmesinin beklenemeyeceği dikkate alındığında cezaevine rızası haricinde ve görevlilerin gözetim ve denetiminde alınan sanık hakkında, uyuşturucu bulundurma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, unsurları oluşmadığı halde yazılı şekilde infaz kurumuna yasak eşya sokma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
2.Sanığın 02.06.2019 tarihli eylemi nedeniyle hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan anılan Mahkemenin 2020/489 Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davasının Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/109 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Salihli Ağır Ceza Mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edildiği ve halen İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmakla, belirtilen dosya akıbeti araştırılarak aslı veya onaylı örnekleri getirtilip incelenerek eyleminin tek suç veya zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayini yerine eksik araştırmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuş ve kanun yararına bozma talebi bu nedenlerle yerinde görülmüştür.
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-b maddesi gereğince müteakip işlemlerin yapılması için anılan mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı makamına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.