1-İlk derece mahkemesince, eser sözleşmesinin davalı iş sahibi tarafından feshi nedeniyle yapılan masrafların iadesi ve kâr kaybının tahsiline ilişkin yüklenici tarafından açılan asıl ve birleşen davada "Sözleşme, dava dışı üçüncü kişinin Kamu İhale Kurumu kararı ile Ankara 2. İdare Mahkemesi'nin 2019/1501 Esas sayılı dosyasındaki yürütmeyi durdurma ve ardından verdiği iptal kararı üzerine feshedilmiş olup, davacıya kusur izafe edilmesine olanak yoktur ve davacının yapmış olduğu masrafları menfi zarar kapsamında isteyebileceği kabul edilmelidir. Davalı, idari yargı merci kararına uyma zorunluluğu nedeniyle sözleşmeyi feshetmiştir ve kusursuz imkânsızlık nedeniyle davacının müspet zarar isteminden sorumlu tutulmasına olanak yoktur. Buna göre, davacı yüklenici, müspet zarar kapsamındaki kâr kaybını talep edemeyecektir" gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesi kararına karşı taraflar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından taraflar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
3-Bu karara karşı süresinde asıl ve birleşen dosya davacısı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; sözleşmenin dava dışı 3. kişinin idare mahkemesine açtığı dava sonucu işlemin idari yargı kararı ile iptâl edilmiş olması üzerine davalı tarafça feshedilmiş olduğu, davacıya kusur izafe edilmediği gibi davalının da yargı kararına uyma zorunluluğu nedeniyle sözleşmeyi feshettiği, fesihte kusurlu olmadığı ve kusursuz imkânsızlık nedeniyle davacının müspet zararlarından davalı idarenin sorumlu tutulamayacağı, bu durumda da davacı yüklenicinin müspet zarar kapsamında kâr kaybını talep etmesi mümkün olmadığından asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararına ilişkin asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.