İNCELEME KONUSU

Mahkûmiyet

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan davada yapılan yargılama neticesinde İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.07.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 19.10.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Hükümlü hakkında denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle bulunulan ihbar sonucu İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile hüküm açıklanarak 5237 sayılı Kanun'un 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve bu karar istinaf edilmeden 01.11.2021 tarihinde kesinleşmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.04.2022 tarihli ve 2022/859 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/67311 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2022 tarihli ve KYB-2022/67311 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamında bulunan sanığa ait adli sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan üçüncü fıkrası;
"...
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan çevrilir.
..."
Şeklinde düzenlenmiştir.

3. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen hükümlünün adli sicil kaydına göre 24.01.2016 suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum olduğu bir ilamının bulunmadığı belirlenmiştir.

4. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/3-752 Esas, 2014/720 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan hükümlü hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca hükmedilen kısa süreli hapis cezasının, aynı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasında belirtilen adli para cezası veya diğer seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanun’a

aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. İzmir 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli ve 2021/574 Esas, 2021/637 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
“5237 sayılı Kanun'un 228 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca tayin olunan 25 günlük hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca suçlunun kişiliği, şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den 500,00 TL adli para cezasına çevrilmesine, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, kararın diğer kısımların aynen bırakılmasına,”

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.