SUÇLAR: Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin "Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, temyiz dilekçesinde gösterilen hususlar ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında olduğu belirlenerek anılan sebebe yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamı incelenmekle; katılanın, fayans işiyle uğraştığını, sanık ... ile 2015 yılında inşaat işi yaptıklarını, yaptığı iş karşılığında müteahhitten aldığı daireyi 50.000,00 TL ye sanığa sattığını, daha sonra müteahhitin iflas edip kaçması üzerine tapuyu devremediğini, sanığın da kendisinden parasını geri istediğini ve peyderpey 32.000,00 tl ödeme yaptığını 18.000,00 tl borcu kaldığını, bu nedenle aralarında husumet bulunduğunu, 2015 yılında yaşadıkları kavga nedeniyle mahkemenin her ikisine de para cezası verdiğini, bu nedenle aralarında yeniden husumet çıktığını ve suç tarihinde 539 663 29 97 numaradan kendisine "... usta kale içinde lojmanların orda daire fayans işim var bana döner misin" diye mesaj geldiğini, daha sonra bu numaradan arandığını ve iş için bu şahısla buluştuklarını, şüpheli şahsın kendisini Beyaz Opel marka araçla aldığını, kendisini eski bir binaya gittikleri, burada dış kapıyı ve 2. katta bulunan daire kapısını şüpheli şahsın yanındaki anahtar ile açtığı, ardından içeride banyonun olduğu tarafa geçtiklerinde katılanın arkasından sanık ...'ın çıktığı ve sanığa "sen elime düşeceksin, seni öldüreceğim, senden o parayı alacağım" dediği, ardından 3. bir şüphelinin de gelmesiyle banyoda 4 kişi oldukları ve bu sırada Esat'ın cebinden bir senet çıkardığı, ikinci şüpheli şahsın bu sırada eline muşta benzeri cisim takarak katılanı öldürmekle tehdit ettiği, ardından Esat'ın "dur önce paramızı alalım sonra bakarız, çocukları hangi okula gidiyor biliyorum" diyerek tehdit ettikten sonra senedi imzalattıkları, sonrasında katılanın kimliğini istedikleri, vermek istemeyen katılanı yeniden muşta ile korkutarak kimliği aldıkları ve sonrasında aynı şekilde korkutarak aracın da anahtarını aldıkları, ardından arabayı da alan sanıkların katılana 3 gün/pazartesiye kadar mühlet vererek katılanı orada bırakarak ayrıldıklarını beyanı üzerine şikâyetçi olması üzerine başlatılan soruşturmada sanığın, katılandan satın aldığı dairenin devredilmemesi nedeni ile alacaklı olduğunu ve katılanın uzun süre bu borcunu ödemediği, 23.12.2016 günü katılan ile Kaleiçi 4 yol mevkinde sokakta buluştuklarını ve katılanın kendi rızası dahilinde bahse konu senedi imzaladığını, aracın anahtarını da kendi rızası dahilinde verdiğini hatta mahkemenin çıkarmış olduğu karşı vekâlet ücretini dahi katılanın kendisinin ödediğini, atılı eylemleri kabul etmediği beyan ettiği, ancak emniyetçe yapılan araştırmalarda; kamera görüntülerinden olay günü katılanı alan aracın beyaz renkli Ford Fiesta marka araç olduğu ve sahibinin ... olduğunun tespit edildiği, araç sahibi ...'ın alınan ifadesinde olay günü aracı arkadaşı olan ...'in kendisinden istediğini ve ona verdiğini beyan ettiği, yine kolluğa yaptırılan araştırmada, olay günü sanığın götürülerek zorla senet imzalattırıldığını söylediği evin sanık ...'e ait olduğunun tespit edildiği, katılanı "fayans işi var" diyerek arayan numara hususunda yapılan araştırmada numaranın Suriye uyruklu birine ait olduğunun anlaşıldığı, numaraya ilişkin iletişim tespiti (HTS) kayıtları istendiğinde ise söz konusu numaranın sanıklar ... ve ...'le bağlantısı olduğunun tespit edildiği, katılanın teşhis işlemleri için kolluğa yönlendirildiği, yaptırılan canlı teşhis işleminde sanık ...'i teşhis edemediği, alınan ek ifadesinde kesin olarak anımsamadığı için sanık ...'i teşhis etmediğini ancak olay günü kendisini araca bindiren tehdit ve hakarette bulunan kişinin ... olduğunu beyan ettiği, katılanın savcılıkta alınan beyanlarında, sanık ...'la birbirlerini tehdit etmeleri nedeniyle görülen yargılamada her ikisinin de ceza aldığını, Esat'ın kendi avukatına ödemesi gereken vekâlet ücreti nedeniyle avukatının Esat'ın aracına haciz koyduğunu ve bundan sonra söz konusu olayların yaşandığını, dosya içerisindeki senet dışında bir senet daha kendisine imzalattıklarını, diğer senedi "bu olmadı" deyip makinenin altına attıklarını, hatırlamadığı numaradan da "biz tefeciyiz, bizde senedin var. Bunu ödeyeceksin" şeklinde söylemde bulunarak senedin resmini gönderdiklerini, katılanın dosyaya sunmuş olduğu kendisi tarafından ödenmiş 2.400,00 TL'lik ödemeyi (vekâlet ücretini) korktuğu için ve sanığın aracının üzerinden haciz kalkması için yaptığını beyan ettiği ve bahsettiği ikinci senedin resmini dosyaya ibraz ettiği ve Adli emanette kayıtlı olan senet üzerinde yapılan ve tutanak altına alınan görgü tespitinde senet üzerinde gözle görülür buruşukluk bulunduğunun tespit edildiği, tüm deliller ve dosya kapsamından ... ve fikir birliği içerisinde iştirak halinde hareket eden sanıkların katılana karşı alacağı olduğu miktarın üstünde senet imzalatmak suretiyle cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma suçlarını işledikleri anlaşılmakla, soruşturma aşamasında sanık ...'ın adli emanette kayıtlı senedi iade etmesi kısmi iade kabul edilerek, atılı suçlardan mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.