Beraat, iade

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra

Sanıklar müdafiinin 13.02.2014 havale tarihli dilekçesinin içerik itibarıyla temyiz mahiyetinde olmadığı gözetilerek katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
25.03.2009 tarihli IM000045 sayılı özet beyan muhteviyatı fuel oil cinsi akaryakıt yükünü, ... Petrolleri A.Ş. adına taşıyan ... gemisinin ... Anadolu Tasfiyehanesi A.Ş. tarafından işletilmekte olan antreponun 161 ve 681 nolu tanklarına tahliyesi için Gümrük İdaresi'nden izin istenilmesinin akabinde suça konu akaryakıtın tahliyesi sırasında 651 nolu milli tankta yer alan 1.538.955,00 kg akaryakıtın tahliye için kullanılan 681 nolu antrepo tankına alındığı ve sonrasında anılan tanka ... gemisinden henüz serbest dolaşıma girmediği için millileştirilmeyen akaryakıtın tahliye edildiği, ardından aynı miktardaki ürünün yeniden antrepo tankından 651 nolu millileştirilmiş tanka bırakıldığı, sanıklar hakkında yürütülen soruşturma sonucunda Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıkların üzerine atılı eylem; "antrepo tanklarında (161 ve 681 nolu tanklar) yer alan serbest dolaşımda bulunmayan akaryakıtın, transferi öncesi ve sonrasında antrepoda millileştirilmiş ürün ile karıştırılarak Gümrük İdaresi'nin izni olmadan değiştirilmesi" şeklinde anlatılmak ve sanıkların bu fiillerinin 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturmadığı belirtilmek suretiyle sanıklar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara suçtan zarar gören sıfatıyla Gümrük İdaresi tarafından itiraz edilmesi üzerine CMK’nun 173. maddesi uyarınca itirazı incelemekle görevli olan Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.01.2010 tarihli ve 2009/3541 Değ. iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, böylece sanıkların aynı fiillerine ilişkin olarak itiraz edilmek suretiyle kesinleşen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın bulunmasına rağmen takipsizlik kararının verildiği 18.09.2009 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca bu kez sanıkların eylemleri farklı değerlendirilerek 5015 sayılı Yasanın Ek 5/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açıldığı anlaşılan somut olayda,
Her ne kadar Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, millileştirilmiş ürünün antrepo tanklarında yabancı ürün ile karıştırılarak değiştirilmesi fiili 5015 sayılı Yasa, antrepo tanklarındaki serbest dolaşımda bulunmayan ürünün Gümrük İdaresi'nin izni olmadan değiştirilmesi filli ise 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı gerekçesiyle 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan takipsizlik, 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçundan ise kamu davası açılmış ise de,

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar sonrasında olaya ilişkin düzenlenen 18.09.2009 tarihli iddianamede sanıklara atfedilen eylemlerin temadi etmesi ve söz konusu eylemlerin tamamının gümrüklü sahada gerçekleşmesi nedeniyle 5607 sayılı Yasa kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2015/911 Esas, 2016/1 Karar sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere aynı fiilden dolayı sanıklar hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın itiraz edilerek kesinleşmesinden sonra sanıklar hakkında aynı fiilden dolayı yeniden soruşturma yapılabilmesinin "yeni delilin meydana çıkmasına" ve CMK'nun 173/6. maddesinde ceza muhakemesi şartı olarak öngörülen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz dilekçesi hakkında önceden karar veren merciin kararına bağlı olması ve kanun koyucu tarafından bunun ceza muhakemesi şartı olarak öngörülmesi karşısında; Cumhuriyet savcısınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda açıklanan fiil hakkında, farklı bir hukuki nitelendirme yapılarak (yani aynı fiile ilişkin olarak) soruşturma yapılıp fail hakkında dava açılamayacağı gözetilerek,
Sanıklar hakkında aynı fiilden dolayı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara vaki itiraz üzerine merciince, itirazın reddine karar verilmesinden sonra Cumhuriyet savcısının CMK’nun 173/6. maddesinde belirtilen şarta uymadan iddianame düzenlemesi nedeniyle usulüne uygun açılmış bir kamu davası bulunmadığından, mahkemece durma kararı verilerek önceden verilen itiraz dilekçesi hakkında karar vermiş olan itiraz merciinin bu hususta karar vermesi beklenip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.