Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 01.04.1996 tarihinde ‘finans ve mali işler müdürü’ olarak çalışmaya başladığını, 2013 yılında şirkete yeni atanan genel müdür tarafından herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin geçerli bir yasal neden yokken kendisiyle çalışmak istemediklerini beyan ederek 27.06.2013 tarihinde iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, ücret, yıllık izin ücreti, yemek ücreti,ulusal bayram ve genel tatil ücreti, kasa tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacı hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığına şirket kasasından kendi hesaplarına para aktardığı ve bazı usulsüzlükler yaptığı iddiasıyla 2013/172533 soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının 01.10.1997 tarihinde işe başladığını, çeşitli zamanlarda kendi isteğiyle ayrılıp tekrar işe girdiğini, davacının 28.06.2013 tarihinde işten kendi isteğiyle ayrıldığını, müvekkili şirkete karşı işlediği suçlar nedeniyle işten ayrıldığını düşündüklerini, suç teşkil eden eylemleri ve işten kendi isteğiyle ayrılması nedenleriyle kıdem tazminatına hak kazanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi, iş akdinin herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek kıdem, ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiş, davalı işveren incelemeler üzerine davacının usulsüzlüklerinin tespit edildiğini, bu nedenle işten kendisinin ayrıldığını ve davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu savunarak soruşturma sonucunun bekletici mesele yapılması talebinde bulunmuştur. Mahkemece soruşturma dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılmasının herhangi bir fayda getirmeyeceği, feshin tazminatı gerektirmeyecek şekilde yapıldığının işveren tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bekletici sorun başlığı altında düzenlenen 165. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Dairemizin eksiklik talebi üzerine gönderilen evraklardan, feshe konu iddialar yönünden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2013/172533 soruşturma no, 2019/31601 E. sayılı iddianamesi ile davacı hakkında "Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma" suçundan İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/432 sayılı dosyasında ceza davası açıldığı ve derdest olduğu anlaşılmıştır.
Hukuk hakiminin ceza davasında verilebilecek mahkumiyet kararı ile bağlı olduğu, verilen beraat kararının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek feshin haklı olup olmadığına karar verileceği hususu göz önüne alınarak iş bu dava sonucunu etkileyebilecek nitelikte olan ceza davası sonucunun beklenerek karar verilmesi gerekirken bekletici mesele yapılmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.