Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanık hakkında verilen beraat hükmü katılan vekili ve vekalet ücretine hasren sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle; dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in katılana ait firmada sorumlu müdür olarak çalıştığı, işten ayrıldığında hesapların kontrolü sonucu sanığın 6.500 TL parayı şirket hesaplarına aktarmadan uhdesinde tutup ayrıldığının iddia edildiği olayda, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin beraat yönünde kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, tanıklar ile sanık savunmaları ve diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, sanık müdafiinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz itirazı yönünden hakkında beraat hükmü verilen ve kendisini bir vekil ile temsil ettiren sanık yararına, Hazine aleyhine maktu vekalet ücreti verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasına "Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık yararına, Hazine aleyhine 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.200 TL maktu vekâlet ücretine hükmolunmasına" paragrafı eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.