5237 sayılı TCK'nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Asli kusurlu olarak mağdurun nitelikli yaralanmasına neden olan sanık hakkında asgari sınırdan uzaklaşarak ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden alt sınırdan ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kusur durumuna ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (f-g) bentlerinde yer alan "failin kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saik" kıstası uygulanamayacağından temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün belirtilen sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, belirtilen hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olmakla, hükümde bulunan “sanığın kastının ağırlığı, amaç ve saiki” ibaresinin çıkartılmasına, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.