HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/426 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık ... müdafinin temyiz isteği; sanığın kiralama işleminde bir çıkarı bulunmadığına, diğer sanığın bildirdiği sahte ehliyet numarasına istinaden kiralama işlemini yaptığına, tamamen iyiniyetle hareket ettiğine, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasına, HAGB uygulanmamasına, takdiren ve teşdiden hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğine, kararın bozulmasına,
Sanık ...'ın temyiz isteği; asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayinine, ehliyetinin olmadığını söyleyerek araç kiraladığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, aksi kanaatte olunması halinde hakkında lehe kanun hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle kararın bozulmasına, ilişkindir.
1. Katılana ait araç kiralama firmasında çalışan sanık ...'in, sanık ...'a geçerli bir sürücü belgesi olmadığı halde varmış gibi araç kiralama formu doldurup imzalatmak suretiyle araç kiraladığı, kiralanan araçla sanık ...'ın kaza yaptığı, ancak sürücü belgesi olmadığından katılanın zararının sigorta şirketi tarafından tazmin edilmediği, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı bulunan iştirak hâlinde özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanıkların savunmaları, suç kastıyla hareket etmediklerine yöneliktir.
3. Suça konu belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca belgeyi sahte düzenleme hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu hâlde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, buna göre salt yalan beyanı içeren özel belgenin, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı gözetilerek, somut olayda suça konu özel belge üzerindeki imzaların sahteliğine ilişkin bir iddia bulunmadığından eylemin “fikri sahtecilik” kapsamında kalacağı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'da özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması nedeniyle yüklenen suçun kanunî unsurlarının oluşmadığı dikkate alınmaksızın sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli ve 2013/426 Esas, 2016/273 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2024 tarihinde karar verildi.