İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstinaf bozması sonrası, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarih ve 2021/358 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararı ile, sanığın mağdura karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 11 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1602 Esas, 2021/1358 Karar sayılı kararı ile, sanık müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı olmadığından bahisle suçun vasfına, eksik gerekçe ile takdiri hükümlerinin uygulanmadığına ve fazla ceza tayinine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Mağdur ile sanığın babası ve amcaları arasında adliyeye de intikal eden husumetlerin bulunduğu, olay günü sanığın mağduru beklediği, beklerken mağdurun ikametinin etrafında 3 kez tur attığı, bazen hareket halinde bazen ise durup beklemek suretiyle gözetleme yapmaya devam ettiği, mağdurun aracından inmesi üzerine sokağa girerek aracını mağdurun üzerine doğru sürdüğü, sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında aracında seyir halindeyken mağduru gördüğünü kabul ettiği, kamera görüntülerinde tespit edilen eylemleri, husumetin derecesi, sanık kontrolündeki aracın sağ ön ve arka tekerlerinin yaklaşık 15 cm yüksekliğindeki kaldırımların üzerine çıkması hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın kasıtlı davrandığı, mağdurun hayati tehlike geçirmemiş olmasının sanığın kastını değiştirmeyeceği, her ne kadar sanık hakkında tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de tasarlamanın oluşması için bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında tasarlamayı kabule elverişli makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek kararlaştırılan suçun işlenmesi gerekmekte olup incelemeye konu somut olayda ise açıklandığı gibi tasarlamaya yönelik delil bulunmadığı, husumetin tek başına tasarlamaya delil olamayacağı, sanığın suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında sükûnetle düşünebilmeye yetecek kadar süre geçtiğinin tespit olunamadığı böylece sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna uyduğu anlaşılmakla buna göre uygulama yapılmıştır.

2. Sanık savunması, tanıkların anlatımları, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğünün raporu, Adli Tıp poliklinik raporu, yazı cevapları, nüfus ve adlî sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, verilen hükümde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemin vasıflandırılmasında isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdaki yaralanmaların niteliği dikkate Esas No: 2022/11127

alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın eylemleri ile orantılı şekilde ceza tayin edildiği, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması mahkeme takdirinde olup dosya kapsamı ile uyumlu şekilde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek uygulanmadığı ve eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2021/1602 Esas, 2021/1358 Karar sayılı kararında sanık müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2024 tarihinde karar verildi.