Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalanan araç, 28.09.2011 tarihinde diğer davalı ... yönetimindeyken aracın sağ ön koltukta oturan davacıların kızı/kardeşi ...'nun düşerek hayatını kaybettiğini ve davacıların destekten yoksun kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak her bir davacı yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan, her bir davacı yönünden 15.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıların desteğinin kendi kusuru sonucu vefat ettiğini, bu nedenle davacıların tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, ceza dosyasına göre davalının kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini ve davalı yönünden beraat kararı verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kusuru, müteveffanın kendilerine destek olduğunu, zararlarını ispat etmeleri gerektiğini hatır taşıması yönünden indirim uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/95 Esas sayılı dosyasıyla kamu davası açıldığı, yapılan ceza yargılaması sonucunda davalının bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından beraatine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2013/24080 Esas sayılı ve 2014/17459 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, davacılar lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için davalı ... şirketine ve davalı sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kusur tespiti yönünden bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ceza mahkemesi kararının kesinleşmesi ile maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının, hukuk hakimini bağlayacağı ve ceza mahkemesinin bu kararı ile tazminata konu edilen davalının kusuru ile gerçekleştiği iddia olunan trafik kazası bulunmadığı konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen artık hukuk mahkemesinde yeniden kusur bilirkişi raporu alınmasının olanaklı olmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, kusur yönünden bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan ve davalı ...'ın sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunan davacıların desteğinin araçtan düşmesi sonucu ölmesi nedeniyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.