Esastan ret

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı ... Petrol Ürn. San. Tic. Ltd. Şti.'den 22.01.2014 tarihinde 400.000,00 TL karşılığında satın aldığını, davalı tarafın 10.01.2015 vade tarihli 8.583,00 TL bedelli çeke istinaden İstanbul 11. İcra Dairesinin 2015/5645 E. sayılı takip dosyası ile ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin ortakları aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkili şirkete ait olan akaryakıt istasyonuna 09.09.2016 tarihinde hacze gelindiğini ve müvekkili davacı firmaya ait olan menkul malların haczedildiğini, alacaklı davalı tarafından dava dışı şirketin internet üzerinde buldukları eski kayıtlarını gösterilerek müvekkiline ait istasyonun aslında ... Petrol'e ait olduğunun iddia edildiğini, somut olayda 03.10.2016 tarihinde haciz tutanağı ve taraflarca imzalanan protokol içeriğine göre davacı üçüncü kişi konumundaki müvekkillerinin haciz baskısı altında ve muhafaza işleminin yapılmasını önlemek amacı ile belirtilen icra takip dosya borçlarına karşılık gelmek üzere senet tevdii ettiğini ve 10.000,00 TL miktarında kısmi ödemede bulunduğunun sabit olduğunu, iş yerinin borçluya ait olduğu iddiasına kanıt oluşturabilecek hiçbir delilin söz konusu olmadığını, gayrimenkul satış işleminden öncesine dayanan ve güncel olmayan kayıtları içeren bir internet sayfasındaki telefon numarasının müvekkiline ait iş yerinin telefonu olmasının hiçbir anlam ifade etmeyeceğini, delil niteliği taşınmadığını, haciz baskısı altında söz konusu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını ve işbu dava konusu senedi tevdi ettiğini ileri sürerek davalıya haciz mahallinde verilen senedin iptali ile borçlu olmadığına dair menfi tespite hükmedilmesini, 10.000,00 TL miktarındaki ödemenin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin kambiyo senedine dayanan alacağının tahsili amacıyla borçlular İ. Ş. ve ... Petrol aleyhine icra takibine geçildiğini, İstanbul 11. İcra Dairesinin 2015/5645 E. sayılı dosyasından 09.09.2016 tarihinde Büyük Çavuşlu Beldesi İstanbul Cad. No: 42 ... Benzin İstasyonu Silivri/İSTANBUL adresine hacze gidildiğini, haczedilen mallara ilişkin olarak ... Petrol şirketi adına istihkak iddiasında bulunduğunu, takibin devamı kararı ile haczedilen malların muhafazası için 03.10.2016 tarihinde aynı adrese hacze gidildiğini ve davacılar tarafından dosya numaraları belirtilen dosya borçlarına istinaden 03.10.2016 tanzim, 04.10.2016 vade tarihli, 115.000,00 TL bedelli senet ile 10.000,00 TL para verilmiş olduğunu, bu hususta protokol imzalandığını, bu bononun 100.000,00 TL'lik kısmının vadesinde ödenmemesi üzerine davacılar aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1642 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını, borçlu ... Petrol'ün kurucu ortaklarının aynı zamanda işbu haciz işlemi sırasında istihkak iddia eden davacı ... Petrol'ün ortakları ve yetkilileri olduğunu, istihkak iddia eden davacı tarafından sunulan vergi levhası, internet sitesi ve EPDK'nın sayfasındaki bilgilerin örtüşmekte olduğunu, 3. kişinin adresinin haciz adresi olmadığını, istihkak iddia edenin İTO'da ilan edilen adresinin haciz adresi olmadığını, dosyaların borçlusu ... Petrol'ün 2014 yılında kayden değiştirilmiş görünen adresinin haciz adresi olduğunu, resmi denetleme kurumları tarafından adresin hala borçluya ait olduğuna dair kayıtlarının bulunduğunu, borçluya ait telefonun kullanıldığını, aksi kabul edildiğinde dahi örtülü devir işleminin bulunduğunu, tarafınca borçlular ile davacılar arasında organik bağ olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı işlemlerde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından İ. Ş. ve ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin borçlu oldukları dosya borçlarına istinaden 03.10.2016 tanzim, 04.10.2016 vade tarihli, 115.000,00 TL bedelli senet ile 10.000,00 TL para verilmiş olup bu hususta protokol imzalandığı, bononun 100.000,00 TL'lik kısmının vadesinde ödenmemesi üzerine davacılar aleyhine İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1642 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alınmış olup bu kararın İstanbul 37. İcra Müdürlüğü 2016/33355 E. sayılı dosyası ile (İşbu takip İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5692 E. - 2015/5674 E. - 2015/5668 - 2015/5645 -2015/5662 - 2014/36801 -İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2015/10386, 2015/14191 - İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2014/34484 E. sayılı dosyası ile takip edilen alacağı kapsamakta olduğu için mezkur dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere açılmıştır.) infaz edildiği, 09.09.2016 tarihli haciz zaptında "İnternet üzerinde ... Petrol sayfasında verilen numara arandığında ... Petrol ürünleri olarak cevap verilmektedir. Mahalde 0212 741 69 09 numaralı telefon arandığında ... petrol olarak açıldığı görülmüştür." şeklinde ifade edilmiş olduğu, protokol incelendiğinde “…protokolle alınan bono miktarınca borcun kabul edildiği, borçlu tarafça dosya borçlarının kabul edildiği,, protokol gereği 03/10/2016 tanzim, 04/10/2016 vade tarihli 115.000,00 TL bedelli bononun davacılar tarafından davalıya verildiği,'' şeklinde hususların yer aldığı, artık bu aşamada protokolün ve bononun haciz baskısı altında düzenlendiğinin söylenemeyeceği, davacıların tarafı oldukları protokole göre protokolde belirtilen dosyalara konu borcu üstlendiklerinin kabulü gerektiği, davaya konu bononun vadesi geldiği halde ödenmediği, davacı vekilinin bilirkişiye sadece muavin defterlerini sunduğu, incelemenin yapılması için gerekli olan kayıtların tümünü sunmadığı buna göre takipteki alacağın protokol tarihi itibariyle ulaştığı miktar belirlenerek aşırı yararlanmanın varlığı yönünden değerlendirme yapılmasına engel olduğu organik bağ iddiasının istihkak davasında nazara alınması gerektiğinden hareketle İstanbul 11. İcra Dairesi 2015/5645 E .sayılı dosyada davacının istihkak iddiası yönünden borçlu İ. Ş.’nin ortağı olduğu ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Petrol Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye devredildiği, haciz yapılan adresin Büyükçavuşlu Beldesi İstanbul Cad. No. 42 Silivri/İstanbul adresi olduğu, istihkak iddiasında bulunan ... Petrol adresinin dosyaya sunulan vergi levhasına göre Büyükçavuşlu Beldesi İstanbul Cad. No. 136 Silivri/İstanbul adresi olduğu, dosyanın takibin devamı yönünden karar verilmek üzere İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği, İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2016/575 E., 2016/698 K., 28.09.2016 tarihli ilamı ile takibin devamına karar verildiği, davacının İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2016/601 E., 2018/279 K. sayılı dosyasında istihkak iddiası ile dava açtığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, davacının ciddi baskı ve tehdit oluşturulmak sureti ile davaya konu ödemenin yaptırıldığı, senedin ve protokol başlıklı bir metnin imzalattırıldığı ve ödemenin yersizliği ile belgenin geçersizliğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava dışı şirketle alakalarının bulunmadığını, Mahkemenin dayanak yaptığı internet sayfasının güvenilir bulunmadığını, hacze gelinme nedeninin dava dışı şirkete ait mahal olduğu gösterilmiş ise de haciz yapılan dosyada dava dışı şirket değil onun ortaklarının borçlu olduğunu, imzalanan senet bedelinden daha fazla ödeme yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile dava dışı borçlu şirket arasında organik bağ bulunduğu, davacıların bu haczedilen mallar üzerindeki istihkak iddialarını ispatlayamadıkları, protokolün haciz baskısı altında imzalandığının söylenemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, haciz baskısı altında protokol imzalandığı ve senet düzenlettirildiği iddiasıyla senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile haciz baskısı altında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.