Başvurunun esastan reddi

Taraflar arasındaki tasarım hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; 2020/03329 numaralı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan 1 ve 2 numaralı çalışma masalarının 13.05.2020 tarihinde davalı adına tescil edildiğini ancak 1 numaralı çalışma masası tasarımının aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin müvekkilince davalının tescil tarihinden çok önce çeşitli e-ticaret siteleri aracılığıyla satışa sunulduğunu, 2 numaralı çalışma tasarımının ise geçek hak sahibinin müvekkili olup bu tasarımın aynısının 2019/02691 numaralı tasarım belgesi ile 19.04.2019 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, davalının müvekkilinin tasarımının aynısını adına tescil ettirdiğini ileri sürerek 2020/03329 numaralı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan 1 ve 2 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tasarımların yeni olduğunu, davacı yanın aksi yöndeki iddialarını kabul etmediklerini, müvekkilinin tasarımlarının birebir benzerini çeşitli e-ticaret siteleri üzerinden satışa sunun davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuyla, davalıya ait tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığının tespit edildiği, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili adına tescilli tasarımların birebir aynısını çeşitli e-ticaret siteleri üzerinden satışa sunulması üzerine müvekkilince söz konusu satışların durdurulması için talepte bulunduğunu ve satışların durdurulduğunu, davacının sözü edilen davranışının başlı başına hukuka aykırı olup himaye edilemeyeceğini, dava konusu ürünün üretimi ve tedarikinin müvekkili şirkete ait olup, tasarımın tescili ilk kez müvekkili şirket tarafından yapıldığını, hükümsüzlük hallerinden herhangi birinin müvekkili şirket nezdinde bulunmadığını, müvekkili şirketin tasarım tescilinde herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığını, varsayımsal ifadeler kullanılarak ve hiçbir delil sunulmadan, iyi niyetten uzak bir şekilde, tasarımın hükümsüzlüğünü istemenin hakka ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay uygulamalarında, tescilli hakkın kullanımının münhasıran sahibine ait olduğunu, bu yüzden de tescilli tasarımın haksız kullanımından söz edilemeyeceğinin belirtildiğini, davacı şirketin, davaya konu 2 numaralı çalışma masası tasarımı yönünden tasarımın çok daha önce şirketleri tarafından kamuya arz edildiğini ve müvekkili şirketten daha önce tescil edildiğinin belirtildiğini ve gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesin istediğini, davacı şirketin dava konusu ürünün tasarım ve üretimi kendisine ait olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, her iki tasarımın da müvekkiline ait olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 77 nci maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.