İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2020 tarihli, 2020/256 Esas, 2020/346 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un katılana karşı eylemi nedeniyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a,c), 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli, 2020/2605 Esas ve 2021/116 Karar sayılı Ek Kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ... müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1.Suçun nitelendirilmesinde hataya düşüldüğüne,
2.Olayın kasten yaralama hadisesi ibaret olduğu ve kasten yaralama eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Katılan ...'ın 12.09.2017 günü saat 17.30 sıralarında önceden tanıdığı sanık ..., temyiz dışı sanıklar ... ve ...'ı Kaynarca Mahallesindeki ... Parkı karşısında görünce selamlaştığı, sanıkların kendisinden fotoğraflarını çekmeleri istemesi üzerine fotoğraflarını çektiği ve arkasından sanıkların aracının anahtarı ve cep telefonunu istedikleri, katılanın anahtarı ve telefonu vermeyince sanıkların katılanı darp etmeye başladıkları, çevredekilerin yardımı ile katılanın sanıklardan kurtulduğu şeklinde gelişen olayda, sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin ilk derece mahkemesi tarafından kabul edildiği anlaşılmıştır.
2.Eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine yönelik katılan beyanları ile sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması dosya içerisinde yer almaktadır.
3.Olaya ilişkin düzenlenen 30.09.2017 tarihli Tutanak dosya içerisinde yer almaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
1.5237 sayılı Kanun'un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında katılanın başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan beyanları ve sanığın savunmalarından sanığın eyleminin ... olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.İleri sürülen iddia ve savunmanın toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosyadaki mevcut delillerin sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına elverişli olduğu anlaşıldığından diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli, 2020/2605 Esas ve 2021/116 Karar sayılı Ek Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 satılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.