SAYISI: 2022/İHK-18018

SAYISI: K-2022/53215

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun taleple bağlı kalınarak kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının faizin türü yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 28.12.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden red kararı verilmesi gerektiğini, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu nedenle plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davaya konu kazaya neden olduğunun somut verilerle ispatı gerektiğini, maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 26.07.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacıda %2 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne, toplam 5.100,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davaya konu kazaya neden olduğunun somut verilerle ispatı gerektiğini, kusur raporu alınmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, rücya esas bir ödeme varsa tespiti ve ardından mahsubu gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu, faiz türünün hatalı olduğu gerekçesiyle davalının itirazlarının faizin türü yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davaya konu kazaya neden olduğunun somut verilerle ispatı gerektiğini, kusur raporu alınmadan sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, rücuya esas bir ödeme varsa tespiti ve ardından mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren faiz ile sorumlu olabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın 28.12.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici iş göremezlik tazminatı istemlerine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

1.Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın trafik kazasına karıştığının iddia edildiği, olay nedeniyle kaza tespit tutanağının düzenlendiği, ancak olay yerini gören kamera kaydı olmadığı, olay yerinde başka bir araca ait iz ya da emare bulunmadığı, kaza tespit tutanağının davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün beyanına göre hazırlandığı, buna göre plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın şerit değiştirmesi sonucu direksiyon hakimiyetinin kaybedilerek kazanın meydana geldiğinin sürücü tarafından beyan edildiği, davacı dahil araçta bulunan tüm yolcuların kollukta verdikleri ifadelerde ise, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacının yolcu olduğu araca arkadan çarpması sonucu direksiyon hakimiyetinin kaybedildiği ve kazanın bu şekilde meydana geldiğinin beyan edildiği, Savcılık tarafından fail için daimi arama kararı verildiği, kaza ile ilgili başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davalı ...'nın meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için olayın oluşu ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın varlığının, kazaya bu aracın kusurlu eyleminin neden olduğunun somut verilerle ispatı gerekmektedir.

Şu halde, uyuşmazlığın mahiyeti, toplanan delillerin durumu, davalının itirazları, davacının yolcu olduğu araç sürücüsü ile araçta yolcu olarak bulunan kişilerin kolluk beyanları arasında açık çelişki bulunması, olay yerinde başkaca bir araca ait iz ya da emare bulunmaması gibi hususlar dikkate alındığında, tüm delillerin adil yargılanma hakkına uygun şekilde toplanmasından sonra davalının zarardan sorumlu olup olmadığının belirlenebilmesi için yargılamanın genel yetkili mahkemeler huzurunda gerçekleştirilmesi gerekmekle, İtiraz Hakem Heyeti tarafından dosyadan el çekilmesine dair karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir.

2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine

30.04.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

Davaya konu olayın çift taraflı trafik kazası sonucu meydana geldiğinin açık olduğu, sürücü ve yolcuların anlatımları farklı olsa da bir başka aracın varlığının sabit olduğu, davacı yolcu olmakla herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla kararın onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.