SAYISI: 2022/İHK-18241

SAYISI: K-2022/32060

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının oğlu olan desteğin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan aracın 10.11.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davaya konu trafik kazasında davacının desteğinin tam kusurlu olduğunu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) kusur raporu alınması gerektiğini, rücuya esas bir gelir elde edilmişse tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre desteğin meydana gelen kazada şerit ihlali yapması nedeniyle tam kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığının belirlendiği, soruşturma sırasında alınan kusur raporları ile ceza yargılaması sırasında ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 29.08.2019 tarihli raporun da kaza tespit tutanağı ile paralel olduğu, davaya konu kazada desteğin tam kusurlu olduğu, ceza yargılaması sonucu sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle taksirle ölüme neden olma suçundan beraat ettiği, beraat kararının kesinleştiği, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; ceza mahkemesinin kararının eldeki başvuru açısından bağlayıcılığı olmadığını, hakemce yeniden kusur raporu alınması ve dosyada oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın yerinde olduğu, davaya konu trafik kazasında desteğin tam kusurlu olduğu, bu durumun dosya arasında bulunan kusur raporları ile sabit olduğu gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın kesin olarak verilmesinin hatalı olduğunu, kararın temyizi kabil olduğunu, ceza mahkemesinin kararının eldeki başvuru açısından bağlayıcılığı olmadığını, hakemce yeniden kusur raporu alınması ve dosyada oluşan çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

davacının oğlu olan desteğin sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 10.11.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybetmesinden kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, dosya kapsamında bulunan kusur raporlarına göre destek sürücünün olayda tam kusurlu olmasına, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmamasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.