SAYISI: 2022/İHK- 15079
SAYISI: K-2022/17581
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu ve olay tarihinde davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 20.05.2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını, davalı tarafından davacıya %8 sürekli maluliyet oranı üzerinden ödeme yapıldığını, ancak davacının maluliyetinin zamanla artış gösterdiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL artan maluliyet nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 280.650,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatına yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında davalının sorumlu olabileceğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, rücuya esas bir gelir elde edilmişse tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davalının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile sorumlu olabileceğini, adli rapor ücretinden davalının sorumlu olmadığını ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 30.06.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, davacının %14.3 oranında sürekli maluliyeti bulunduğu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin esas alınmasının yerinde olduğu, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 280.650,34 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacıya ödeme yapıldığını, davacının bakiye alacağının bulunmadığını, bakiye alacak talebinin reddedilerek kesin hüküm ile sonuçlandığını, bu nedenle kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, hükmedilen miktar ve ödene miktarı gözetildiğinde poliçe teminat limiti olan 310.000,00 TL'nin aşıldığını, usule uygun maluliyet raporu sunulmadığını, sunulan raporda artan maluliyet olgusunun ispat edilemediğini, istiap haddinin aşılması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 30.06.2021 tarihli maluliyet raporunun gelişen durum niteliğinde olan artan maluliyeti ispat edemediği, davacı tarafa yeniden rapor alması için ve geride kalan yargılama süresi gözetildiğinde iki aylık ek süre için muvafakat vermesi için ara karar kurulduğu, ara kararın tebliğine rağmen yeni maluliyet raporu ile muvafakat beyanlarının dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davacı tarafından sunulan 30.06.2021 tarihli maluliyet raporunun artan maluliyete ilişkin olduğunu, dosya kapsamına uygun olduğunu, yeniden rapor talebinin haksız olduğunu, ayrıca ek süreye davacı tarafın muvafakat verdiğini, davalı tarafın muvafakat vermediğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu ve davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
davacının yolcu olarak bulunduğu ve olay tarihinde davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı olan aracın 20.05.2016 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının gelişen durum nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49,51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun artan maluliyet olgusunu ispatlamamasına, raporda gelişen durumun varlığından bahsedilmemiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.