Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı gerçek kişiler bakımından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 160.660,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin mühendislik üzerine bilgisayar yazılımı üreten sayılı firmalardan biri olduğunu ve lisans hakkı kendilerine ait olan NET CAD isimli bilgisayar yazılımının eser sahibi olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu programların kullanılması ve sair şekilde çoğaltılması, değiştirilmesi, işlenmesi vb.hiç bir konuda ülkemizde veya yurt dışında hiç bir kişi ya da kuruluşa izin ya da yetki vermediğini, müvekkili şirkete gelen ihbarlar üzerine İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2016/73 D.İş numaralı dosyasında yapılan tespit neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre, mali hakları müvekkili şirkete ait olan Harita 2 isimli bilgisayarda NETCAD 5.1 yazılımı ile CNVAPP, EDİTÖR, GIS, HARİTA, NCMACRO, NETCAP, PLAN, RASTER, UTİLS, VECTORY modüllerinin, yine davalılara ait PC-Bilgisayar isimli bilgisayarda CNVAPP, EDİTÖR, GIS, HARİTA, NCMACRO, NETCAP, PLAN, RASTER, UTİLS, VECTORY modüllerinin bilgisayarda kurulu ve aktif olarak çalışır durumda olduğunun tespit edildiğini, bu şekilde müvekkili şirket yazılımlarının izinsiz olarak yüklenerek kullanılmakta olduğunun belirlendiğini, bu olay üzerine şahıslar hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında 2016/100351 soruşturma numarası ile şikayette bulunulduğunu, davalıların söz konusu eylemleri ile davacının mali haklarına tecavüz ettiklerini belirterek, davalılar tarafından davacıya ait bilgisayar programlarının izinsiz ve lisanssız kullanımı sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 16.000,00 TL'nin, eylemin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 06.01.2019 tarihli dilekçesi ile tazminat talebini, 134.000,00 TL artırarak 150.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalıların şahsi olarak dosya ile ilgilerinin bulunmadığını, davada taraf olarak ... İnşaat Taahhüt San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin gösterilebileceğini, diğer müvekkilleri ..., ... ve ... açısından husumet yöneltilemeyeceğini, İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2016/73 D.İş sayılı dosyası ile yapılan bilirkişi incelemesine itiraz ettiklerini ve raporu kesinlikle kabul etmediklerini, bilirkişi tarafından bilgisayarlarda yapılan inceleme sırasında programa ait aktif olmayan linklerin açılmaya çalışıldığını, ancak kullanılmaması ve güncel olmaması sebebiyle açılamadığını ve hata verdiğini, ancak işbu hata görüntülerinin rapora konulmadığını, raporda programın aktif olarak kullanıldığına ilişkin herhangi bir görüntü de bulunmadığını ve rapordaki görüntüler ve evrakların davalı şirkete ait olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hak sahibi olduğu bilgisayar programlarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) anlamında eser olup, koruma kapsamında bulunduğu, davalıların herhangi bir lisans bedeli ödemeden bu programları bilgisarlarında ve işlerinde kullandıklarının tespit edildiği, daca konusu 2016 liste fiyatından hesaplanan tutarın daha önceki davalarda %20 oranında indirim yapılarak gerçek değerin hesaplandığı, sektörde de böyle bir indirimin yapıldığı, ayrıca belirlenen tutarın 2016 yılı NETCAD 7.0 versiyonu için hesaplandığı, tespit edilen hesaplamaya konu yazılım versiyonunun Netcad 5.1. olduğu, 2016 yılında satışta olmayan sürüm için %20 indirim de uygulanması gerektiği, iki bilgisayar için toplam 34.835,20 TL belirlendiği, programların emsaline göre bilirkişi raporuna göre 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca istenebilecek maddi tazminat tutarının üç katı üzerinden toplam 104.505,60 TL olduğu, davalı şirketin yöneticisi olan diğer davalıların haksız fiil mahiyetindeki bu eylemden müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, toplam 104.505,60 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 01.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişiler tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, bu versiyonun bugün satın alınması halinde müvekkili şirketin %20 oranında sürüm indirimi uygulayacağı kanısına varılmasının müvekkili şirketin satış politikasına tamamen aykırı olduğunu, Yargıtay kararlarına göre, şirketin maksimum indirim oranının %21,8 olduğunu, müvekkili firmanın, eskime adı altında uyguladığı bir indirim oranı bulunmadığı halde, sayın bilirkişiler tarafından müvekkili firma satış stratejisi kapsamında bulunmayan bir uygulamanın varmış gibi hesap edilerek varsayım doğrultusunda %20 oranında indirim uygulanmasının hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, 2016 yılında Netcad 7.0 olduğu, davalının bilgisayarında Netcad 5.1’in bulunduğu gerekçesi ile tamamen keyfi bir şekilde belirlenen indirim oranının hukuki olmadığını, bilirkişilerin davalıların bilgisayarında izinsiz ve lisanssız olarak yüklü bulunduğu sabit olan ve 2016 yılı fiyat listesine göre bedeli 8.350,00 TL olan NETCAP modülünü hesaplamaya dahil etmediklerini, özensiz ve eksik bir rapor düzenlediklerini, bilirkişi raporunda yazılım, donanım vb. ürünlerde distribütör firmaların belli kar marjlarıyla ürünleri bayiler kanalı ile satışa sunduğu, bayilerde satış adetlerine göre belli oranlarda indirim yaptığı, haksız rekabet ortamının sağlandığı durumlarda gerektiğinde ürünlerde liste fiyatı üzerinden %20-%40 oranında çok fazla indirimler yapıldığı belirtilmişse de bilirkişilerin bu tespitinin tamamen hatalı olduğunu, müvekkilinin şirket yazılımlarını bayiler kanalı ile satışa sunmadığını, müvekkili şirketin distribütör firmalarla her hangi bir anlaşması olmadığını, bu sebeple bilirkişilerin bu tespitlerinin somut dava bakımından uygulanırlığı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yalnızca davalı şirkete yöneltilebileceğini, diğer davalıların şirket ortağı olduğunu ve bu ortaklara husumet yöneltilemeyeceğini, gerçek kişi davalılar yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyada alınan bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin Netcad yazılımını aktif olarak kullanıp kullanmadığına ilişkin kesin bir tespit yapılmadığını, müvekkili şirketin ilgili yazılımı kullanım ihtiyacı bulunmadığını, bu sebeple programın her iki bilgisayarda da yüklü olmasının müvekkili şirket için herhangi bir menfaat içermediğini, müvekkillerinin kötü niyetli olmadığını, tazminata hükmedilecekse dahi kanunda belirtilen asgari şekilde hükmedilmesinin hakkaniyet ilkesinin gereği olduğunu beyan ederek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde; gerçek kişi diğer davalıların şirketin yetkilisi olduğu, dava konusu eylem sebebiyle ayrıca şahsi sorumluluklarının bulunmadığı, gerçek kişi davalılar aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıların da davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesinin hatalı görüldüğü, davacı vekilinin istinaf sebepleri incelendiğinde; hükme esas alınan 01.08.2018 tarihli bilirkişi raporundaki ''tespitin yapıldığı 2016 yılındaki fiyat listesi üzerinden fiyatlandırma yapılması gerektiği, daha önceki davalarda liste fiyatından satıcı firmanın %20 oranında incirim uyguladığı, ancak davacının dilekçe ekinde sunduğu faturalara göre, 2016 yılındaki faturalara konu yazılımın Netcad 7.0 olarak geçtiği, fakat tespite ve hesaplamaya dahil edilen yazılım versiyonun Netcad 5.1 sürümü olduğu, bu sebeple 2016 yılında satışı olmayan Netcad 5.1 sürümü sebebiyle %20 oranında bir indirim daha yapılması gerektiği'' gerekçeleriyle yapılan hesaplamanın, iddia ve savunma kapsamına, dosyadaki delil durumuna uygun düştüğü, raporun bilimsel ve teknik yönden denetime elverişli olup, sektörel teamüllere uygun olduğu, bu sebeple Mahkemece hükmedilen tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile, kararın kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, gerçek kişi davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı gerçek kişiler bakımından davanın usulden reddinin hatalı olduğunu, 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi gereğince davalı gerçek kişilerin de sorumluluğunun bulunduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
Dava, davacıya ait bilgisayar programlarının davalılar tarafından izinsiz ve lisanssız kullanılması sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesi, 68 inci maddesi.
3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.02.2024 tarih ve E. 2022/4173, K. 2024/727 sayılı ilamı
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı, bilgisayar prgramlarını izinsiz kullanıldığını iddia ettiği şirketten ve şirketin yönetim kurulu üyelerinden maddi tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesince davalı şirketin yöneticisi olmaları nedeniyle davalı gerçek kişiler bakımından da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı gerçek kişilerin pasif husumeti olmadığına karar verilmiştir. Ancak davalı gerçek kişilerin diğer davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri oldukları, 5846 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aleyhlerinde dava açılabileceği dikkate alınmaksızın Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.