İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2020 tarihli ve 2018/512 Esas, 2020/238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasından 5271 sayılı Kanun 'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1284 Esas, 2021/2094 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesi gerektiğinden bahisle sübuta ilişkindir.
1. Sanık ve katılanın karı koca oldukları, olay akşamı sanık ve katılanın akşam yemeğinde bir miktar alkol aldıkları, sanığın 22.45 sıralarında evden ayrılıp, gece yarısı 01.30 sularında eve geri döndüğü, katılanın bu süreçte alkol almaya devam ettiği, sanık dışarıda iken katılanın kendisine eve dönmesi hususunda mesaj atması meselesinden dolayı tarafların tartışmaya başladıkları, sanığın eliyle katılanın yüzüne vurması sebebiyle katılanın ağzından ve burnundan kan geldiği, sanığın katılanın yüzünü lavaboda yıkadıktan sonra katılanın talebi üzerine bir sigara yakıp verdiği, yanında küllük olduğu halde katılanı yatak odasına götürerek yatağına yatırdığı, sanığın da oturma odasına geçtiği, bu esnada katılanın yatak odası penceresinden aşağı sarkarak bağırmaya başladığı, sanığın da yatak odasına gelip katılanın düşmemesi için tutmaya çalıştığı, sanık ve katılanın bağrışmalarını duyan komşuları tanıklar E. ..., M. ..., ve A. ...'nın pencereden bakarak sanık ve katılanın penceredeki mücadelelerini gördükleri, görgü tanıklarının tümünün katılanın pencereden kendisini aşağı atmak için uğraştığını, sanığın ise katılanın yere düşmemesi için onu tuttuğunu ve evin içine çekmeye çalıştığını belirttikleri, katılanın 5. kattaki dairesinden aşağıya doğru zemindeki kanepenin üzerine düştüğü, katılanın bu sebeple, hayati tehlikeye neden olmayacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, saptanan kırıkların hayat fonksiyonunu (6). derece etkileyecek ve yaralanmaya bağlı gelişen sağ üst ekstremitedeki fonksiyonel kısıtlılığın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılan olayda;
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 06.09.2021 tarihli ve 2021/1284 Esas, 2021/2094 Karar sayılı kararında katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak
yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.