İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2020/114 Esas, 2020/212 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında katılan ...'ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2021/768 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suçun vasfına, sanığın eyleminin meşru savunma sınırları içerisinde kaldığına, teşebbüs hükümleri uygulanırken temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ...'in katılan ...'ye ait iş yerinde yaklaşık dört yıl çalıştıktan sonra katılan tarafından işten çıkarıldığı, sanığın çalıştığı süreç içerisinde katılanda bir miktar ücret alacağının biriktiği, sanığın mevcut alacağının henüz ödenmeyen az bir kısmının kaldığı, olay öncesi alacağı için katılana "benim kanı ne zaman vercen, cevap versene, aloooop" şeklinde kısa mesaj attığı, katılanın "alooop derken, bu mu senin adamlığın" şeklinde cevap verdiği, sanık ile katılanın telefonda görüştükleri, sanığın katılanın yerini bu telefon görüşmesiyle öğrenmesinden yaklaşık beş dakika sonra sanığın katılanın iş yerinin önüne geldiği, bundan iki üç dakika sonra da tanık Ahmet'in elektrikli bisikletle iş yerinin önüne geldiği ve olayın gerçekleştiği zaman aralığında elektrikli bisikletten inmediği, sanığın katılandan söz konusu alacağı istediği, katılanın ise buna "kendisine ait iş yerinden sanığın malzemeleri alıp başka yerlere montaj yaptığını bildiğini söyleyerek" karşılık verdiği, sanığın bağırması üzerine katılanın sanığa tokat attığı, bunun üzerine sanığın cebinde bulunan bıçağı çıkardığı, katılanı göğsünün ön ve yan bölümlerinden toplamda beş kez bıçaklayarak "hayati tehlike geçirecek ve katılanın vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde" yaraladığı, katılanın sanığa tokat atmasının haksız tahrik hükümleri uygulanma koşullarını oluşturduğunun kabul edildiği olayda, sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, katılan hakkında Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.10.2019 tarihli adli muayene raporu ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi düzenlenen 09.12.2019,14.05.2020 ve 19.08.2020 tarihli raporlar, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ancak; "teşebbüsün derecesi" yönünden eksik ceza tayininin aleyhe istinaf bulunmadığından eleştirildiği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın öldürmeye elverişli bıçakla katılanın hayati bölgesini hedef alarak bıçağı birden fazla kez sapladığı olayda, katılanın yaşamının tehlikeye girdiği, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin kabulü ile suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma yasal koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından, teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek eksik ceza tayinine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin yerinde eleştirisi dışında sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.03.2021 tarihli ve 2021/768 Esas, 2021/882 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.