Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz istemi; suça konu akaryakıt kendi arabalarında kullanmak üzere aldığına, ticari amacının olmadığına ve res'en tespit edilecek sebeplere ilişkindir.
Olay tutanağına göre, 05.06.2013 tarihinde, kaçak akaryakıt bulundurduğu bilgisi üzerine sanığın iş yerine intikal edildiği, kolluk görevlilerince Gaziantep 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/Değişik İş sayılı arama kararına istinaden iş yerinde yapılan aramada tanklar ve variller içerisinde toplam 3200 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; kendi aracında kullanmak üzere dava konusu motorini aldığını, ticari amacının olmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katı bedeli ödeme gücü olmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " hafif değer" aralığında bulunduğu anlaşılmıştır.
Ulusal marker tespit tutanağında kontrol sonucunun geçersiz olduğu, 02.09.2013 tarihli ...-PAL raporunda, alınan motorin numunesindeki ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.
Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlığa ilişkin ödeme ihtaratı yapılmadığı cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak belirtilmesi gerekmekte ise de sanığın bu hususta herhangi bir ödeme iradesi göstermediği anlaşılmakla tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullanmış olduğu araçta kaçak motorin ele geçirilmesi Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 30.04.2024 tarihinde karar verildi.